Ali Rızâ Sürül kimdir?
Doğumu:     8 mart 1938
Ölümü:     23 şûbat 1988


Ali-Rıza Sürül
Ali-Rıza Sürül
Beyaz bir kağıt var önünüzde! Bu kağıt üzerinde yine beyaz mürekkeple yazılmış bir metin! Okunması güç. Ve hatta imkansız!

    Neyini anlatayım? Tanımadığım birisi! Nereden geldi? Nereye gitti? Ne yaptı? Acaba onu tanıyan var mıydı? Acaba o kendisini tanıyor muydu?

    "Nereye gitti?" sorusunu kolayca yanıtlayabiliz belki de. 1988 yılında Ulu Tanrı`nın rahmetine kavuştu. Ama bu yanıt yeterli mi kılınır? Ali-Rıza Sürül o kadar sırri bir insandı ki, onu az çok tanıyabilecek birisinin var olduğunu sanmıyorum. Sayısız "sözde arkadaşı" vardı. Ama hiç kimse onu yakından tanıyamadı. Benim de tanışmış olduğum bir-kaç aile dostu vardı. Ama bunlar, yadellerde zoraki dostluklar gibi gözüküyordu.

    Taa ki, 1988 yılında bizi ebediyen terkettiğinde, onun hakkında bilgi edinmek için bazı akrabalarınmıza taş altından su yürütmek türünden bazı sorular ilettim. Ama beni tatmin edecek yanıtlarla karşılaşamadım. Bazıları rahmetlinin bonkör olduğunu iddia ediyordu. Ama önemsenecek alınımlara göre pek cimriymiş. Bu ikinci olguyu daha tatmin edici kabul ediyorum. Çünkü benim aldığım kitapları bile nereden aldığımı merak ediyordu.

    Kitap derken aklıma geldı. Günün birinde babam, yalnız başına Almanya`dan Türkiye`ye izne gitti. Bilakis ricada bulunduğum için bana bir bavul dolusu kitap getirmişti. Bu, onun namına unutamayacağım tek tük olumlu gelişimlerden biriydi. Ama bu sevincimi günün birinde gırtlağımdan çıkartmıştı. Çünkü bana kendisi almış olduğu o kitapları, günün birinde bilakis kendisi çöpe atmıştı. Kalbim parçalanmıştı! Günler boyu odamdan ayrılmadım; babamın yüzüne bakmadım! İçimde üzüntüden öte bir kin beslenmişti.

    Evet, Ali-Rıza Sürül kim idi? Onu tanıyan var mıydı?

    Ben doğmadan Alamanyalar`a gitmişti. 3 yaşıma vardığımda onun ardından da annem aynı yolculuğu yaptı. Benim canım (üvey) anacığım beni büyüttü, kahrımı çekti. 14 yaşıma geldiğimde beni Almanya`ya getirdiler. Dünyam altüst olmuştu. Alışmış olduğum çevrelerden ve törelerden beni koparıp çıkarmışlardı.

    Tabii ki, Almanya`da beni öz be öz annem ve babam bekliyordu. Bir bakıma hasretini çektiğim sevgili annemin ve babamın yanında olacaktım. Ama horon dışardan kolay gözükürmüş.

    Çocuk büyütmenin A`sını bilmeyen iki orta yaş kişi, aniden erginlik çağına girmekte olan 3 çocukla zor durumda kaldılar. Ayrıca ikisi de mesleklerinde etkin oldukları için çocuklarla hiç ilgilenemediler. Bu durumda zararla kalkan taraf çocuklar oldu.

    Çocuklara sevgi ve anlayış gösterecek yerde, tam aksine baskı yapıldı. Babamın bir tümcesini hiç unutmam: "Herkesin çocuğu tahsil yapıyor, doktor oluyor; benim 6 çocuğumdan hiç biri bir baltaya sap olamayacak!"

Ali-Rıza Sürül
Ali-Rıza Sürül hastanede
    O anda babam beni kendi namına çok üzdü. Zavallı birisi olarak gördüm onu! Sevgili babacığım o sözleriyle kendisini baltalamış olduğunu anlasaydı, zaten bu sözleri söylemezdi. Altı çocuktan hiç biri bir baltaya sap olmamışsa, bunun sorumlusu çocuklar değil, eğitim görevlisidir.

    Babam son yolculuğuna çıktığı gün ben yaklaşık 23 yaşındaydım. 23 yıl boyunca tek bir hasretim vardı: Babam beni yanına alsın; benimle gurur duysun; benimle omuz omuza bir yerlere gitsin. Bir şeyler yapsın! "Seni seviyorum!" desin! Yalnyzca bir kerecik! Fazla mıydı bu beklentim??

    Ama şimdi artık her şey çok geç! Zamanı geri çeviremeyiz! Gidenler gitti. Bu dünya Sultan Süleyman`a bile kalmadı!

    Ayrıca atalarımız der ki: "Mazisi olmayanın geleceği de olmaz!" Ben babamı hiç tanımadım. Nerede benim mazim; nerede benim geleceğim?


Târih: 12.05.2005 | Tıklama: 754 | Bölüm: Ali Rıza Sürül



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Otuzuncu ölüm yıldönümü (23.02.2018)
- Böylesi ilkelliklere, pes doğrusu! (20.01.2018)
- Ali Rızâ Sürül'den inciler! (21.11.2016)
- Ali Rızâ Sürül kimdir? (12.05.2005)

 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.