Böylesi ilkelliklere, pes doğrusu!
Geride bıraktığım her günde, Ali Rızâ Sürül üzerine, yeni bir keşifle karşılaşıyorum.

***

Bizden, türkücü olmaz!

Çocukluğum dönemimde, en çok sevdiğim eğlencelerden birisi, türkü çağırmaktı.

Toplum içinde değilse de, mezrâlarda, çayırlarda ve ormalarda; yalnız kaldığımda, dilime, bir türkü dolaşırdı. Çoğunlukla; Doğu Karadeniz türküleri ve Neşet Ertaş türküleri çağırırdım.

Bir ara da, öğrenmişim ki, kimi yolcular, dururlar ve beni dinlerlerdi.

Nasıl olmuşsa, Almanya'dan Türkiye'ye gelmiş olan annem (öz annem), benim sesimi duymuş ve çaktırmaksızın ve gizlice, beni dinlemiş.

Yıllar sonra, onaltı yaşıma geldiğimde, annem, şöyle demişti: "Babana dedim ki: 'Erol'u, türkücü yapacağız.' Baban ise, çıkıştı: 'Bizden, türkücü olmaz!' "

Babamın, bu türden ilkel düşüncelerini, dahâ sonraları anlamaya başlamıştım; namâz bile kılmayan bir herif, dînî gerekçelerle, türkücü olmamı istemiyordu!

Bu da, dînlerin, ne kadar zarârlı olduğunu gösteriyor!

***

Kızların eğitilmesi, câiz midir?

1990'lı yıllarını son dönemlerinde, evde, yalnız başıma oturup, kafamı dinliyordum.

İçimdeki bir şalter, dank diye düşüverdi!

Biz, altı çocuklu bir âileyiz; üç kız ve üç erkek.

Abim ve ben, Trabzon oltağında, ortaokula kaydedildik. Hattâ abimin, liseye bile kaydı yapıldı! Küçük erkek kardeşim ise, Almanya doğumlu olduğu için, buradaki yasalar ortamında, eğitim gördü.

Ama...

Âilenin en büyük çocuğu olan büyük ablam, ilkokula bie kaydedilmedi! Oysa köyümüğzde, 1961 yıldan beri, ilkokul var.

Küçük ablam ise, her nasıl olmuşsa, ilkokula kaydedilmiş.

Küçük kızkardeşim de, her nasıl olmuşsa, benimle aynı yılda, ilkokula kaydedildi; hemen ardından, Almanya'ya geldiği için, buradaki yasalar doğrultusunda, sekizinci sınıfa kadar eğitim gördü. Yâni o, Almanya'da olmasaydı, ilkokuldan sonra, başıboş ortama salıverilecekti!

Demek ki, beyefendi, kadınların, eğitimli olmasını, doğru bulmuyormuş! Burada, tam da dîninin gereğini yapıyordu!

***

Sürekli vurguladığım gibi; çocuklarının, kendisinden eğitimli olmasını, kendisine yapılan bir saygısızlık olarak algılıyordu!

Keşke, cehennem denen o şey, gerçekten de olsaydı...!


Târih: 20.01.2018 | Tıklama: 72 | Bölüm: Ali Rıza Sürül



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Otuzuncu ölüm yıldönümü (23.02.2018)
- Böylesi ilkelliklere, pes doğrusu! (20.01.2018)
- Ali Rızâ Sürül'den inciler! (21.11.2016)
- Ali Rızâ Sürül kimdir? (12.05.2005)

 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.