Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?
Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Diyanet İşleri Başkanlığı. Çok sevdiğim bir kurumdur. Onlar sayesinde, yaşama bakışım, çok değişti. Gerçekleri görmemde en fazla payı olan bir kurum.

Ateizm Ve Eleştirisi
Ateizm Ve Eleştirisi
Diyanet İşleri'nin görevleri yasalarda bellidir: "Tüm Türk Sünnî Müslümanlar'a din hizmetleri sunmak."

Gördüğünüz gibi, Diyanet'in görevlerini tanımlamak bu kadar basit. Tabii ki bu kısa tümcenin anlamını uzunca açıklayabilirdim. Ama sanırım bu kadarı yeter.

Kısacası: Diyanet İşleri, kendine ayrılan görevlerin dışında işleri üstlenmeye ve yürütmeye mükellef değildir. Yani Diyanet İşleri, başka dinler ve felsefeler hakkında bilgi veremez. Bunu yaptığı taktirde, "görevi aşmak" ve "görevi kötüye kullanmak" gibi CMK tabirleri işe karışır.

Ama diğer yandan Türkiye'de din ve ibadet hürriyeti var. Yâni Kuran'ın belirli ayetlerini örnek göstererek, insanlara, hakâret edebilirsiniz. Bu durumda size ceza davası açılmaz. İnsanlara örneğin "akılsız", "maymun", "domuz", "deve"... vs diye hitap edebilirsiniz (kaynak: Kuran). Diyanet İşleri bu hakkını kullanmayı iyi biliyor.

Sevgili konuklarım, İslam hakkında bilgi edinme gereksinimi duyduğunuzda, kime başvurursunuz? Eğer Diyanet İşleri zihniyetinde biri iseniz, icabında Vatikan'a başvurursunuz. Çünkü yüce Papa size İslam hakkında en doğru bilgiyi verir. Veya Dalay Lama'ya başvurusunuz. O da yüce İslam hakkında size en iyi bilgiyi verecektir.

Ateizm hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, Diyanet İşleri size yardım edebilir. Emin olabilirsiniz ki, Diyanet İşleri'nin "Ateizm Ve Eleştirisi" adlı kitabını okuduğunuz taktirde, İslam'dan uzaklaşma olasılığınız en az %50'dir. Böylece ateizme de bir adım yaklaşmış olursunuz.

Bakalım Diyanet sitesinde yayınlanan "Ateizm Ve Eleştirisi" kitabı bize ne öğretiyor.

Birinci bölüm olan "Ateizmin Tanımı" başlığı altındaki ilk tümce şöyle zikrediyor:

Ateizm terimi öncelikle felsefî bir kavram olup Tanrı inancı karşısında tepkisel bir düşünceyi dile getiren dünya görüşünün ismidir.

Aferin! Tümceyi bir daha okuyun. Ama içtenlikle okuyun. Buna biz ahkâm kesmek diyoruz.

Yani sayın yazar diyor ki, onurlu insan olmanız için, Arap kültürünün bir parçası olmanız şarttır. Eğer Arap olmayı reddediyorsanız, sizde onur aramak nafile!

Benim anlayışıma göre, başkalarına kendi görüşünü kaba kuvvetle dayatmak zorbalıktır. Ama bu benim görüşüm. Benim görüşüm Diyanet İşleri'nin sayın âlimlerini ilgilendirmez.

Diyanet'in yukardaki tümcesine buradan bir açıklama getireyim:
1. Tüm dinler ve vicdan anlayışları felsefîdir.
2. "Tanrı inancı karşısında tepkisel bir düşünce"ye ateizm değil, antiteizm denir.

Görüyorsunuz ki, ahkâm kesmenin bilgi ile, bilim ile, eğitim ve akıl ile ilgisi yoktur. Ahkâm kesmeye Türkçe'de bağnazlık denir.

Koca bir kitabın ilk tümcesi bu kadar saçmalıklar içeriyorsa, geri kalan bölümünü okumak zaman israfıdır. İnsanların, boşuna zaman harcamasına, neden olmak ve bu zamân harcamaya da, para ödemesine neden olmak vicdânsızlıktır!

Bir dinin mensubu yüce dinini yüceltemk maksadıyla, bilakis vergi mükelleflerinin ödediği miktarla vicdansızlık yapıyorsa, o dinin yüceliği hakkında en az bir kere düşünülür.

İşte işin pöf yanı burada. Bu kitabı yayınlamakla, Diyanet İşleri bir çok alanda suç işliyor. Tabii ki suç duyurusunda bulunan yok. Nasıl olsa, bu suç duyurusu boşuna zaman harcamak olacak. Çünkü Türkiye'deki savcıların ve yargıçların tümü, maaşlarını vergi mükellefinden alıyor. Diyanet İşleri de öyle!

Bir karga diğer karganın gözünü çıkarır mı? Kesinlikle hayır!

Ama bu kitaba karşı tepki gösterilmemesinin öncelikli bir sebebi var:

Eğer bir devlet kurumu, yüceltmek istediği bir felsefeyi, kaba kuvvetle başkalarına dayatmaya kalkışırsa, bu ters tepki yapar. İnsanları düşünmeye teşvik eder. Er veya geç insanlar vicdanlarına dayanarak, burada karalamak istenilen konu hakkında önyargısız bilgi edinmek isteyecektir. Böylece o karalanmak istenen unsuru öğrenmek için, ögesi olan kişilere başvurulacaktır.

Diyanet İşleri'nin sözkonusu kitabının ikinci bölümünün ("Ateizmin Çeşitleri") alt kisimları:
- Mutlak Ateizm,
- Teorik Ateizm,
- Pratik Ateizm,
- İlgisizlerin Ateizmi,
- İdeolojik (Materyalist) Ateizm

Burada işin komik tarafı da malumunuz. Eğer kahkaha damarlarınız gıdıklanmıyorsa, benim diyecek bir şeyim kalmaz.

Sevgili konuklarım! Diyanet İşleri'nin sayın çalışanları, bilgilendirme maksadıyla bir kitap yayınladı. Kendilerine teşekkür ediyoruz.

Müsaade ederseniz, bazı iğrenç televizyon programlarını neden seyrettiğimi burada bir kez daha sizlere sunayım: "Nasıl olmamam gerekir?" sorusuna, o programlarda yanıt buluyorum.

Diyanet İşleri'nin bu kitabını herkese tavsiye ederim. Onu okurken, kendinize "Nasıl olmamam gerekir?" sorusunu iletin. Yanıt olarak da Diyanet İşleri'nin sayın çalışanlarını ve yazarlarını kabul edin.

Bu kitabın ikinci bir yan etkisi var: Nasreddin Hoca'nın tüm fıkralarını biliyorsaniz ve Aziz Nesin'in tüm kitaplarını okumuşsanız, hiç üzülmeyin. Sizlere Diyanet İşleri'nin "Ateizm Ve Eleştirisi" adlı kitabı büyük bir içtenlikle öneririm.

Eğer bireysel zekanıza güveniyorsanız, bu kitap size tam bir kahkaha tufanı olacaktır.

Unutmayayım: Her satınaldığınız kitap için yüce Allaaaaaaaaah size bol bol sevap yazacak.

Düşüncelerimi eğlenceli bir dille derlemeye çalıştım. Ama sözkonusu kitap hiç de eğlenceli değil. Sayın yazar, nazik bir dille ateistlere söylemediğini bırakmadı.

Ama aile eğitimi insanı geliştirir. Bunun üzerine bir de dogmatik okul eğitimi gelince, insanın vicdanı ters yöne teper.

İlginçtir ki, benim ödediğim vergiden maaş alıp da ailesini geçindiren kişi, beni enayi yerine koymaya hak kazanır. Çünkü benim gibi enayiler olduğu sürece, uyanıklar hep olacaktır.

Not: Umarım kitabın reklamını yaptığım için ceza almam...


Kıtap hakkında teknik bilgiler "Önerdiğim Kitaplar"'da.
Diyanet'in ilgili bağlantısı burada.


Târih: 24.12.2009 | Tıklama: 734 | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)




Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.