Aşağılık hayvanın biri!
Başlığa aldanmayın. Amacım, gerçekçilik ortamında felsefe yapmaktır. (A'raf 179'u okuyun.)

Geçenlerde, genç bir yurttaş tarafından bana, ilk kez bir soru yöneltilti. Bu soru o kadar basitti ki, geride bıraktığım 48 yıl içinde en az 48 kez duymam gerekirdi.

Bu sorunun bu kadar geç gelmesini, dinin götürülerine bağlıyorum.

Soru: "Ne zaman İslâm dininden çıktın?"

Ne kadar basit bir soru, değil mi? Ben de ilk kez yanıtlama olanağı buldum.

Bu durumu bizim Patron'a (üvey annem) borçluyum. O yüce insan, o kadar saf ve iyi yürekli biri ki, bu konuda kimse onun eline su dökemez.

Günün birinde, tamı-tamına ben 8 yaşımdayken, bize lutfetti: "Uşaklar, camide Guran gursi acildi. İstersağuz, gidebilirsuğuz."

(Bu arada ilginç bir nokta gözden kaçmasın: O zamanlar din ve inanç özgürlüğü gerçektenvardı. Günümüzün ana-babaları, bu konuda nezaket ve hürriyet tanımz. "Gidin!"der!)

Patronun bu sözlerine en çok kim önem verdi?

Ailenin en meraklı üyesi. Her şeyin en doğrusunu öğrenmeye meyilli olan tek kişi! Bilimi ve akılı, yegâne yol olarak gören tek kişi!

Doğru tahmin ettiniz: 5 çocuk içerisinden yalnızca ben Kuran kursuna gittim.

İlk gün eve geldiğimde, Patron: "Nasiydi, uşağım?"

İçimdeki duygunun okunmaması için, emek sarfettim: "Şiir okuduk," dedim.

Okuduğumuz şiirin Kuran'dan bir sûre olduğunu söylemedim.

Çünkü Allah'ın hâline üzülüyordum. Zavallı Allah, emirlerini şiirlerle kullarına iletmekle yetinmiyor, üstüne-üstlük, insanları kensisinin yarattığına dair yemin ediyordu. "Dağlara-taşlara, şu güzel Mulâ köyüne yemin ederim ki, sizi ben yarattım! Yemin ederim ki, insanları en kusursuz biçimde yarattım!"

Benim bildiğim Tanrı, kendisini şiirlerle ifade edecek kadar âciz olamazdı. Benim düşündüğüm Tanrı, yemin edecek kadar naçâr olamazdı!

Ama ben, bir insanım. Ve bazı noktaları yanlış anlamış olabilirdim.

İkinci gün de kursa gitmeye kararlıydım. Gittim bile!

Soru yöneltmeye sıra gelince, söz aldım: "Hocam, iki sorum olacak. Birincisi: 'Allah niye yemin ediyor?'   İkincisi: 'Allah niye şiir yazıyor?'"

İmam efendi, yüzündeki ışınsı ifâdeyle, o bildik yanıtı verdi: "Allah'ın hükmünden suâl olunmaaaaz!"

Anlamıştım: Düşünen bir beyin, Müslüman olamaz!

Canım anneciğim, o günden sonra, neden kursa gitmediğini sormadı bile. Onun anlayışına göre, saygı, yaşa değil, başa gösterilir.

Yıllar bir-birini kovalarken, farkına vardım ki, ben çoktan ateizmi benimsemişim. Çünkü muhtemel bir "tanrı"nın varlığı üzerine hiç bir kanıt yok. Bilinen tanrıları, insanların âcizliği yarattı!

Bilâkis düşünce yoksolu zavallılar, kendi âcizlikleri için bir suçlu arayışında bulunur. İşte o durumlarda herhangi bir tanrı suçlanır. Zavallı insan da masum olduğuna inanır ve rahatlar.

Konu konuyu açar!

Benim nüfus cüzdanımın din hanesinde "İslâm" yazıyor.

Bu kayıt için benim fikrimi soran oldu mu? Hayır!

En azından annemin-babamın fikrine başvuran oldu mu? Hayır!

Bana İslâm dangasını yapıştıranlar, pislikten (Tevbe 28) ibarettir!

Bu gerçek bize gösteriyor ki, İslâm'dan ayrılmak, bir erdemdir. İnsan onurunu korumaktır!


Dipnot: 2013 yılının yaz sezonunda, İslâm'dan çıkışımın 40. yılı doluyor. Her tür dinlerden ve benzeri dogmalardan uzak, huzur dolu 40 yıl! Cennet ve cehennem kaygısından uzak 40 yıl! Darısı başınıza!


Târih: 01.02.2013 | Tıklama: {views} | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)


Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.