MüslümaL atayizler!
Müslüman coğrafyada doğup-büyümüş bir kişi, istediği kadar Müslüman olmasın; o çevrede edindiği deneyimlerden uzaklaşması, neredeyse olanaksızdır. İslâm, onların beynine, yokedilemeyecek bir vivüs gibi dadanmıştır!

Elbet de burada, tümü seğil, çoğunluğu sözkonusudur.

Bir Müslümal atayiz (ateist), istediği kadar özgürlükçü olsun, sonuçta, yine de bir Müslümal gibi düşünür ve yaşar; ama bunun, farkında olmaz!

Kendilerine sorduğunuzda, koşulsuz eşitlikten sözederler; kadınlar ve erkekler, koşulsuz olarak, bir-birlerine eşitmiş. Mişşş!

Peki; gerçekte, yâni uygulamalarda, böyle midir?

Benim şimdiye kadarki deneyimlerime göre, 'ateist' olduğunu savlayan bir Türk, tam da ateist değildir; onlar, kimi konularda, Müslümallar'dan da dahâ tutucudurlar.

Hele sözkonusu, kadınlar olunca, ödleri kopuyor! Güçlü kadınların varlığı, onları çok korkutuyor!

Bir zamânlar yazmaya başladığım "Gizem" dizisinden ötürü, ateistlerden, sürüsüyle hakâret topladım! Nedeni, aslında, öyküdeki güç dağılımı idi. Öykünün ulualplrının çoğunluğu, kadınlar idi!

'Alazköy' adlı kurgusal bir yerleşim biriminde yaşayan insanların, en güçlülerini, kadınlar oluşturuyor. Şöyle:

Alazköy Belediye Başkanı Deniz Düşel, çok başarılı bir kadındır; o derece iyi bir siyâsetçidir ki, istese, hemencecik Başbakan olabilir. Râkipleri bile, onu çok beğeniyor.

Buradaki en zengin iki kişiden birisi de, Aysun adında bir kadındır. Bu kadın, küçücük bir şirketi, yirmi yıl içersinde, bir küresel holdinge dönüştürdü.

Tankut adındaki ikinci zenginin kişinin, şirketlerinin en üst düzey yöneticileri, çoğunlukla kadınlardır.

Öykülerin birinci ulualpı olan Gizem, biyolog ve kimyâcıdır. Ölçülemeyecek kadar zekîdir. Bir-çok bilim dalını, eğitimini almaksızın, hatmetmiştir. Sayısız savunma sporunu da, eğtimini almaksızın, kendi-kendine öğrenmiştir. Dayağı hakkeden erkekleri, acımasızca dövüyor!

Evet, sevgili okurum; bu öyküler hakkında, Müslümanlar'dan, hiç tepki almadım. Ama o 'özgürlükçü' atayizler yok mu?! Ağza alınmayacak söğüşler saydırdılar bana!

Görüyoruz ki, Müslüman bir toplumda doğup-yetişen bir beyin, kolay-kolay İslâm bataklığından kurtulamıyor; aksine, kökeninden uzaklaştıkça, dahâ da derin bir bataklığa saplanıyorlar!

Bu arada: ben de kendimi, bâzan, İslâm bataklığından çıkaramıyorum! Ara-sıra, bir duruyorum... "Lan! Sen, ne yapıyorsun!" diyorum kendi-kendime!

"Sen, benimdin!" başlıklı şiirimin başlığı bile, başlı-başına bir fâciâ! 'Benim' de, neyin nesi oluyor?! Burada, sözkonusu olan, bir insandır; bir insan, sanki bir 'mal' imiş gibi, nasıl 'benim' olur?!

Söz konusu bir insan olunca, 'benimsin' uslûbu, yalnızca ve yalnızca, İslâmî coğrafya ürünüdür.

Tıpkı bizim Arabeskçiler'in, 'temiz aşk' gibi, ucûbe bir kavram üretmeleri gibi! Bu müzik kültürsüzlüğünün kökeninde, İslâmî coğrafya gerçeği yatar! 'Temiz aşk', bir kadının, bacak arasından ötürü olması demektir!

Görüyorsunuz ki, ben de, bu İslâm bataklığından, iyiden-iyiye, bir türlü kurtulamadım.

İslâm, böyle bir virüstür; beyninize dadandı mı; kurtulmak, neredeyse olanaksızdır!


Târih: 16.10.2016 | Tıklama: 46 | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)




Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.