Erdemsiz bezirgânlar!
En tehlikeli mahlûkâtlar arasında, 'laik görünen Müslümallar' bulunur; onlar, bilgi sâhibi olmak istemeyen ve bilgi sâhibi olduklarını, sandıkları konularda, ahkâm kesen, zavallı ve bağnaz yaratiklardır!

Günümüz Türkiyesi'nde, dîn bezirgânlığı yapanların arasında, en çok kadınlar göze çarpıyor.

Kadınlar mı dedim? Onları, nasıl tanımlayacağınız, aşağıdaki husûsları okuduktan sonra, sizlere kalacaktır.

Mustafa Kamal Atatürk, onları, erkeklerin 'kölesi' ve 'malı' olmaktan kurtardı; onlara, seçme-seçilme hakkı verdi; onların, erkeklerle, bire-bir eşit olmasını sağladı.

Atatürk'ün demokrasi anlayışına göre, bir kadın, istediği gibi giyinebilir, istediği gibi açılıp-saçılabilir; istemeyenler de, -kişisel yaşam alanlarında- istediği gibi örtünebilir; bir kadın, istediği mesleği öğrenebilir ve istediği alanda, istihtâm alabilir.

Başkalarının özgürlüklerini kısıtlamadığı sürece, herkes, istediği yaşam tarzını yürütebilir.

Ve... İlginçtir ki, dîn bezirgânlığı yapan kadınlar...

Allâh'ın yarattığı saç rengini beğenmiyor ve saçlarını boyatıyorlar!

Allâh'ın yarattığı yüzlerini beğenmiyorlar ve aşırı makyaj yapıyorlar!

Yine Allâh'ın yarattığı yüzü beğenmiyorlar ve botoks yaptırıyorlar!

Allâh'ın yarattığı göğüsleri beğenmiyorlar ve onları küçültüyor ya da silikon dolgusuyla büyüttürüyorlar!

Allâh'ın yarattığı tırnakları beğenmiyorlar ve onları, rengârenk boyuyorlar!

Allâh'ın buyurduğu doğrultuda örtünmezler; açılıp-saçılırlar, meme-kalça sergilerler!

Ve niceleri!

Yâni Allâh'a, düpedüz hakâret ediyorlar! Hem de, günde, bir ya da iki kez değil; günün her ânında!

Üç ya da beş vakit namaz kılmıyorlar; kılsalar bile, yukardaki nedenlerden ötütü, o namaz, kabul olunmaz!

Oruçlarını tutmuyorlar; tutsalar bile, yukardaki nedenlerden ötütü, o oruç, kabul olunmaz!

Zekâtlarını vermiyorlar; verseler bile, yukardaki nedenlerden ötürü, o zekât, kabul olunmaz!

Hacc'a gitmeyi, akıllarından bile geçirmiyorlar; gitseler bile, yukardaki nedenlerden ötütü, o kutsal ziyâret, kabul olunmaz!

Yâni bu sözkonusu zavallıların, Müslümân olma olasılıgı, sıfırdır!

İslâm'ın İ'sinden, Kuran'ın K'sinden haberdâr değiller! Kendilerine sorsan, belki de 'Mohammad ibn Abdullâh' adını bile duymamışlardır.

Ama kameralar karşısına geçince, başlıyorlar çözülmeye: "Allâh! Allâh! Allâh!" - "Yüce dînimiz! Şöyle dînimiz! Böyle dînimiz!"

Bir de, şurda-burda duydukları, geçersiz âyetlerle, hem halkı, hem de kendilerini kandırıyıorlar!

Buradan, onlara bir önerim var...

Ey bağnaz yaratıklar! Olmayan şerefinizi kullanın da, insanlarla, dalga geçmeyin! Siz, her gün Allâh'a hakâretler savururken, bâri mâsum insanlarla, dalga geçmeyin!

Ulan bağnaz yaratıklar! Bilgi sâhibi olmadığınız konularda, fikir bildirmeyin! Dîni bildiklerini sanan zavallılardan da, uzak durun!

Sizinle aynı kafada olan, içmemiş sarhoşlar, sizi, 'hükümsüz olan iki âyet'le kandırıyor:

- "Sizin dininiz, size; benim dinim, banadır." (İnanmayanlar sûresi, 6)

- "Dînde, zorlama yoktur." (Sığır rûresi, 256)

Oysa Allâh, son olarak buyuruyor ki: "Müslüman olmayanları kovaların; onları yakalayın; onları hapsedin; onları, dîne çağırın; ve dîni kabul etmiyorlarsa, onları öldürün!"

- "Haram (kutsal) aylar çıkınca (bitince), bu Allah'a ortak koşanları (inanmayanlar), artık bulduğunuz yerde öldürün! Onları yakalayıp, hapsedin; ve her gözetleme yerine oturup, onları gözetleyin! Eğer tövbe ederler, namâzı kılıp, zekâtı da verirlerse, kendilerini serbest bırakın." (Tövbe sûresi, 5)

Ey bağnaz yaratıklar! Size sesleniyorum! Muhammet yaşasaydı ve sizi görseydi, Allâh'ın buyruğu doğrultusunda, sizi recmettirirdi!

Ama siz, câhil olduğunuz için, 'recm'in, ne anlama geldiğini de bilmiyorsunuzdur; 'recmetmek', 'taşlayarak öldürmek' demektir!

'Recm', İslâm'da, en aşağılayıcı unsurdur. Erkekler aşağılanmaz; buna göre, erkekler, aslâ recmedilmez; ama kadınlar, en aşağılayıcı biçimde recmedilir; çünkü kadınlar, 'değersiz mal'dırlar!

Ey bağnaz yaratıklar! Siz, şimdi makyajınızı yapın, tırnaklarınızı ojeleyin; en yakın bir târih için, estetik cerrâhîden randevu alın; en şık ve en seksi giysinizi kuşanın; ve şakırdayarak, bir bara gidin ve birer duble viski çekin!

Hemen ardından da, "Allâh!" nârâları atmayı unutmayın!

Ve siz, hâlâ Atatürk'e dil uzatıyorsunuz! Utanmaz yaratıklar!

Bir de şunu, aklınızda tutun: Demokrasiyi, yâni bireysel özgürlükleri, yasaklamak isteyen görüşlere, özgürlükler tanınmaz! Tüm dînlerin amacı, biereysel özgürlükleri yasaklamaktıt! Buna göre, dînlere özgürlük tanımak, insanlığa yapılacak, en büyük ihânettir!


Târih: 22.10.2016 | Tıklama: {views} | Bölüm: Dîn ve Vicdân



En önemli unsur: Her insan, istediği taşa ya da puta tapmakta, özgürdür. Yeter ki, insanlar, taptıkları taşları ve putları, başkalarının kafalarına fırlatmasınlar.
Bu bölümde, tüm yazılarım
- Hâcer-ül Esved gerçeği   (20.12.2016)
- Mûsevî mi?   (30.11.2016)
- İlk smokinimin öyküsü   (30.11.2016)
- Yüce Cuvcuv'a, inanıyor musunuz?   (18.11.2016)
- Erdemsiz bezirgânlar!   (22.10.2016)
- MüslümaL atayizler!   (16.10.2016)
- Süslü-püslü giyinmiş kaltaklar!   (01.05.2016)
- Putperestler ve müminler?   (23.03.2016)
- Müslüman'dan, dost olmaz!   (28.02.2016)
- AKP ve SP'ye oy verenlerin, cezâî ehliyetleri yoktur!   (17.09.2015)
- Türkiye'nin ilk ateizm derneği kuruldu.   (17.04.2014)
- Erdoğan, Allah'ın ta kendisi imiş!   (17.01.2014)
- Türk ateistlerin yanılgısı!   (22.09.2013)
- Aşağılık hayvanın biri!   (01.02.2013)
- Oktay Vural'dan, Câhiliyye dönemine hakâretler!   (28.12.2011)
- Buyrun; beni, Müslüman yapın!   (16.10.2011)
- Bu soruya vereceğiniz yanıtla, beni, Müslüman yapabilirsiniz!   (24.09.2011)
- Çok üzücü; ama gerçek!   (20.02.2011)
- "Ölümden, korkmuyor musun?"   (19.11.2010)
- Avrupa'da, demokrasi var!   (02.04.2010)
- İslamca-Halkça Türkçe Sözlük   (10.03.2010)
- Diyanet İşleri'nin, hakâret hakkı var mı?   (24.12.2009)
- Masonlar, dünyâya hükmetmek istiyormuş!   (22.12.2009)
- Sübyancılıkta, sınır yoktur!   (13.01.2008)
- Türbanın ardından, neler gelecek?   (01.01.2008)
- Şükürcülük ve kadercilik   (14.06.2005)


Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Çarpık istatistikler
Türkiye'de din ve vicdân orantıları nelerdir? Diyanet'te çalışanların, yüzde kaçı Müslüman'dır? Dinsiz olup da, câmilerde toplu ibâdete katılanların, oranı nedir? Kaç ateist, ilâhiyat eğitimi görüyor?
Sünnetin ardındaki sır
Kız veya erkek çocukların, cinsel organları kesilir. Buna halk dilinde, "sünnet" denir. Peki Kuran'da, sünnetin, yeri var mıdır? Sünnet, İslamî bir gereksinim midir?
Türkiye'de, cizye uygulaması var mı?
Türkiye'de, en az vergi ödeyen ve en fazla kamu hizmetleri alan kesim, Sünnî Müslümanlar'dır. En fazla vergi ödeyen ve hiç kamu hizmeti almayan kesimler, tüm diğer gereksinimleri için, ayriyetten harcama yapıyor.
En iyi sömürü aracı: Dinler!
Bir toplumun, ortalama eğitimi çok düşük ise; o toplumu, kitlesel sömürmek için, en kolay yöntem, dînlerdir.
Selâmun aleyküm!
Arapça terimleri kullanmak, sevaptır!
Alkol, neden yasaktır?
Sağlıklı yaşayabilmek için, bir-çok alanda- alkole gereksinim vardır. Elbet de, kullanıldığı alanlara göre, hem etilalkol, hem de metilalkol vazgeçilmezdir. Günümüz tıbbı, alkolsüz düşünülemez. Ayrıca bedenimiz, yeterince alkol üretemiyor. Peki alkolü, yasaklamaktaki mantık nerede?
Domuz eti neden yasaktır?
Tarihte, fimi toplumların ilâhları idiler. Kimi toplumlarda, yalnızca kutsal varlıklar idiler. Onların dokunulmazlıkları vardı. Ama önce İsrailoğulları, sonra da Araplar, onları, önce yasakladılar; sonra lânetlediler. Yasaklama ve lânetleme nedeniini, zamânla unuttular.
Dinlerin ömrü
Dinler, toplumların kültürel olgularıdır. Bu kültürler, gelenek hâline geldi. Kimileri, tüm dünyâya yayıldı. Oysa bilimin ilerlemesi ile, bu geleneklerin, fazla ömrü kalmadı.
İslam'da, insanlara lâkap koymak, günâh mıdır?
Türk Müslümanlar'ın iddiası: "İnsanlara, saygılı olmalısınız. Lâkaplar, en büyük günâhlardır." Oysa, İslam târihini ve Kuran'ı gözden geçirmek, yeterli olacaktır!
Sakal-ı şerif nedir?
Türkiye'de, bir-çok camide, sakal-ı şerif bulunur. İslâm peygamberi, başını, sürekli sıfır tıraş ediyordu. Sakalını da, her hafta kesiyordu. Öyleyse, bu kutsal kıllar, nereden geliyor?
Hepsi, bu kadar mıydı?
Dindarlık süsüyle yaşayan, isanların ağzından çıkan, bir soru var: "Eğer cennet ve cehennem yoksa; cezâ ve ödül yoksa; hepsi, bu kadar mıydı? Yaratılışın, amacı yok mu?"
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.