Federal Parlamento'nun, kişisel başarı araştırması
Şimdi yazacağım içeriği, dahâ önce de, bir-çok kez aktarmıştım.

Tam olarak, hangi yılda olduğunu anımsamıyorum ama, 1990'lı yıllarda, Alman Federal Parlamentosu (Bundestag), insanların, başarı ve mutluluk oranlarını ve bunun, dayanağını bilmek istedi.

Meslekte ve özel yaşamda, en mutlu ve en başarılı insanlar, kimlerdir; ve bu mutluluğun ve başarının, kökeni nedir?

Üç değişik toplumsal araştırma şirketini, bu yönde, araştırma yapmak için görevlendirdi. Emîn olmak için de, bu şirketlerin, bir-birlerinin, bu ihâleden haberdâr olmamasına, özen gösterildi.

Üç değişik şirket, bir-birlerinden habersiz, çalışmalara ve araştırmalara başladı.

Uzun bir sürenin ardından, her bir şirket, kendilerine verilen araştırma ihâlesinin sonuçlarını, parlamentoya gönderdiler.

Çok ilginç bir tabloyla karşılaşıldı!

Parlamentoya sunulan sonuçlar, neredeyse, bir-birlerinin kopyası idi! Sanki aynı çözümlemeden, üç kopya yapılmış ve parlamentoya sunulmuş, gibi gözüküyordu!

Eldeki veri: "Bir kişinin dil eğitimi, ne kadar pekişkin ise, o kişinin, mutlu ve başarılı olma olasılığı, aynı derecede yüksektir."

Yâni bir kişi, 'dil câhili' ise, o kişi, her alanda câhildir; aldığı resmî diplomaların da, hiç bir önemi kalmaz!

Ve üç şirket de, aynı ayrıntılı açıklamaları sundular!

Kişinin dil eğitimi, ne kadar pekişkin ise, eğitim ve öğrenimde de, o kadar başarılı olur. Aynı kişi, dostluklar kurmakta ve aşklarda da, aynı biçimde başarılı olur. Ve yine aynı kişi, dahâ sonraları, meslekte ve âile yaşamında da, aynı biçimde, mutlu ve başarılı olur.

Yâni: Bir kişi, okuduğunu, kolayca anlayabilmelidir; ve düşüncelerini, hiç bir güçlük çekmeksizin, sözcüklere büründürüp, herkesçe, kolayca anlaşılılabilir tümceler kurabilmelidir.

Sunulan araştırma çözümlemesinde, 'anadili' vurgulaması da yapıldı. Ama 'anadili' vurgulamasında, bir kişinin, kökenini oluşturan bölgede, konuşulan dil değildir; kişinin, yaşadığı ve eğitim gördüğü bölgede, ugulanan dildir.

Bir kişi, bir metin oluştururken, ne kadar az güçlük çekiyorsa, dil eğitimi de, o kadar gelişmiş demektir.

Bugün, ardı-ardına, Cumhûriyet gezatesi, Milliyet gazetesi, Vatan gazetesi ve son olarak da, TDK sitelerine girdim.

Üzülmeli miyim? Ağlamalı mıyım? Kin patlaması mı yaşayayım? Bunalımlara mı gireyim?

Bir türlü, karar veremedim!

Türkiye'nin, bilimde ve ekonomide neden ilerleyemediğini, anladınız mı şimdi?

Önemli not: Benim, bir numaralı gözdem olan Albert Einstein, bildiğim en iyi edebiyetçı ve filozoftur. Onun yazdığı kitapları ve makalleleri okurken, kendimden geçiyorum. Öylesine yalın ve kolay anlaşılır bir dil kullanıyor ki, benim gibi, bir kara câhil bile, onu kolaylıkla anlayabiliyor. Yazım kuralları açısından, en ufak bir yanlış yapmamıştır.


Târih: 14.12.2016 | Tıklama: 177 | Bölüm: Eğitim, Öğretim ve Meslek



Bu bölümde, tüm yazılarım
- Federal Parlamento'nun, kişisel başarı araştırması (14.12.2016)
- Yüksekeğitimli başıboşlar! (23.11.2016)
- Bu diploma ile, ne yapılır? (20.11.2016)
- Albert Einstein: Mahâllenin delisi! (30.10.2016)



Öngörülen yazılarım
Bizım güye da, bi ünüversde isdeyruk!
Her köye, bir üniversite yapılıyor!
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.