Apandisin önemi
Bakalım Prof. Dr. Cemil Topuzlu, 1934 ylında, sünnet hakkında ne demiş:

Güya sünnetin temizlik bakımından faydası varmış; sünnetsizlik yüzünden hastalıklar oluyormuş. Pekâlâ, bunu kabul edelim. Lâkin binde bir kişide tesadüf olunan bu hastaliklar için, bütün Müslüman çocukların mühim bir uzuvlarını yasamları bahasına ve din uğruna kestirmekte mana nedir? Bence ileride vukua gelmesi muhtemel hastalıklar için, [çocuğu] sünnet ettirmek, ileride apandisiti patlar diye, bütün çocuklarımızın apandisitlerini çıkartmayı tavsiye etmekten farklı değildir.


Bu alıntıda, yazımız için önem taşıyan iki nokta ver. "Sünnet" ve "apandis".

2010 yılının ekim ayında, apandisimin yerinde olması, beni son derece mutlu etti.

Dr. Topuzlu'nun zamanında bir inanış vardı: "Apandis, evrim sürecinde işlevini yitirmiş bir organdır."

Oysa 2000'li yılların ortalarında, Durham'deki (North Carolina, ABD) Duke Üniversitesi'nden William Parker'ın oluşturduğu bir çalışma grubu, konu uzun-uzatıya araştırdı. Buna göre apandisin işlevi hiç bir zaman kaybolmayacaktır. Çünkü apandis, ayıp bölgesindeki bütün organların bağışıklığını güçlendiriyor. Gelişmiş ülkelerde hijyenik ortam da aynı şekilde geliştiği için, appandise pek gerek duyulmaz. Ama az elişmiş toplumlarda, apandisin cerrâhî yöntemle alınması, sağlık sorunları doğurabilir.

Özetle: Bu organlar için anikor üretiyor.

Bu organların arasında, tüm cinsel uzuvlar, bağırsaklar, kadınlarda rahim ile G noktası ve erkeklerde prostata vardır.

Dr. Topuz'un o ünlü söylevindeki "sünnet" vurgulaması da önemli. Apantis olmasa, vücdun en çok mikrop ürettiği ayıp bölgelerinde, yapılan sünnet, sürekli iltihap yapar ve yara pek kapanmaz. Bu iltihaplaşma, ölüme kadar sürükleyebilir.

İşte beni sevindiren nokta da burası. Eğer apandisim daha önce alınmış olsaydı, hemoroid ameliyatında oluşan yaralar, asla savamayabilirdi.

Yukarda ne yazmıştım: "2010 yılının ekim ayında, apandisimin yerinde olması, beni son derece mutlu etti."

2010 yılına geçirdiğim hemoroid ameliyatından önce apandisim alınmış olsaydı, yangı nedeniyle yaşamsa riskle karşı-karşıya kalırdım.


Târih: 17.03.2013 | Tıklama: 40 | Bölüm: Sağlık ve Cinsellik



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Florür: Boyuneğerligimizin nedeni! (17.04.2017)
- Kimi cilt hastalıkları üzerine (23.03.2017)
- Aşk dediğin, ne ola?   (29.10.2016)
- Porno filmi izlemek, sakıncalıdır!   (14.10.2016)
- Tıkanma sorununuz mu var?   (19.04.2016)
- Meryem florasyonu   (28.04.2013)
- Apandisin önemi   (17.03.2013)
- Defne Joy Foster, neden öldü?   (04.02.2011)
- Erdişinin, cinsiyeti saptanamamış!   (16.03.2010)
- Sevgili Dr. Cenk Kiper!   (10.03.2010)
- Doktor mu, hekim mi?   (14.02.2010)
- H1N1 gribine karşı önlemlerim   (08.12.2009)




Öngörülen yazılarım
Ötenaziyi yasaklamaktaki mantık
"İnsan onurunu korumak" iddiasını öne sürerek, ötenazi yasalarının çıkarılması zorlaştırılıyor. Bu tür yasaların düzenlemesini yapanlar hiç bir zaman ölüme özlem duyacak kadar hastalık geçirdiler mi?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.