Porno filmi izlemek, sakıncalıdır!
İtirâf ediyorum; ben, porno filmlerini sevmem; hattâ tiksinirim!

Porno filmleri, insanları yanıltıyor ve yanlış yönlendiriyor. Deneyimsiz ve genç izleyici, filmlerdeki yapay uygulamaları, gerçek yaşamında bulamayınca, düş kırıklığına uğruyor. Oysa filmlerdeki o uygulamalar, tümüyle hayâl ürünüdür ve gerçeklerle, aslâ örtüşmüyorlar.

Öncelikle belirteyim ki, porno, varlığımızın nedenidir; yâni seks olmaksızın, üreme olmaz. Ama bu uygulamayı, filme alırken, gerçek yaşama uygun olmalı. En içten aşk bile, eninde-sonunda, porno (sevişme) ile tâçlandırılır.

Ama cinsel birleşmeleri, hiç bir duygu gösterilmeksizin, filme alırsanız, sonuçta, hüsrân oluşur.

Sözü uzatmadan, şu vurgulamayı yapayım; ben, ayda-yılda bir, olası önyargılarımı kırmak amacıyla, porno filmi izlemeye çalışırım. Ama her keresinde, en geç ikinci dakikanın sonunda, filmi kapatırım. Aradan, yine çok uzun bir süre, geçtikten sonra, yine izlemeye çalışırım; yine hüsrân!

Belki de ben, doğru-dürüst bir filme rastlayamamışımdır; kim bilir! Ama ne izlemeye kalkışmışsam, hepsi aynı türden çöplük çıktı! Uygulanan sözde sevişmeler, sürekli bacakarası odaklı ve sürekli aynı şeyler!

Ortalama insanlar sevişirken, arada bir, biraz da şefkâte başvururlar; ayrıca ara-sıra, yumulurcasına değil de, özlemle öpüşürler. Oysa porno filmlerinde, böyle bir durum, kesinliklle yok! En azından, ben rastlayamadım.

Ayrıca, anlayabildiğim kadarıyla, porno filmlerinin senaristleri, ömründe, seks yapmamış ve son derece asosyal kişilikler olmalı. Çünkü bir-birlerinin, yanından bile geçemeyecek olan kişiler, tanışır-tanışmaz, hemencecik birbirlerine yumuluyorlar!

Aşırı makyaj ile, bir şeye benzetilmeye, çalışılmış çirkin karılar, sözde, saatlerce, erkeklerin 'kullanımına' sunuluyor! Aynı hamlede, kadınların erdemleri, ayaklar altına alınıyor; kadınlar, beyinsiz varlıklarmış gibi yansıtılıyorlar!

Aslında, erkekler de, aynı biçimde yansıtılıyorlar; sanki beyinleri yokmuş da, yalnızca, bacakaralarındaki uçkurdan ibâretlermiş gibi!

Şimdi ise, bu filmlerin, en uçuk noktalarına gelelim...

Söz konusu filmlerdeki erkekler, genelde, hiç inlemezler. Kadınlar ise, eşek anırmasını andıran, yapay bir sesle inlerler! Hem de, öyle yüksek sesle inlerler ki...! 'Aaa-iii! Aaa-iii! Aaa-iii!'

Beyni ve deneyimi olan her insan, burada, 'Çüüüşşş!' der!

Konuya, bir de biyolojik açıdan bakalım.

Hem erkekler, hem kadınlar, sevişirken, inlerler; bunun, farkına bile varmazlar. Ama bu inleme, çeşitli kısık ses tonlarıyla gerçekleşir; ara-ara, seler yükselebilir. Bu inlemeler, genelde kısa ve kısık seslerin, ardı-ardına sıralamasıyla oluşur. Kimi inlemeler, soluma gibi kısacık, kimileri de bir-kaç sâniyeye kadar varırlar.

Ama filmlerde yansıtıldığı gibi, erkekler susmaz; kadınlar da, eşek anırması gibi inlemezler.

Ya aşırı şehvet?

Sevişirken, şehvetin doruğuna ulaşıldığında, kişi, o kadar enerji harcar ki, bu yaşadıklarını hazmedebilmesi için, bir o kadar dahâ enerjiye gerek duyar. Öyle ki, bir mûcize olsa ve bir eş, diğeriyle konuşmaya kalkışsa, ikincisi, kesinlikle yanıt veremez; çünkü konuşabilmek için gereken enerji, zâten onda eksiktir.

Doruğa ulaşmış bir şehvet sırasında, insan, solumayı bile güçlükle başarabilir; ve boğurmaya (*) başlar!

Bu durum, hem erkeklerde, hem de kadınlarda böyledir.

Sonuç: Günümüzde çekilen porno filmleri, gerçekçilikten, evrenin öbür kıyısı kadar uzaktır. Bu filmleri izleyerek, yanlış ufuklara yönlenebilirsiniz. Bu ucûbeler, psikolojinizi bozarak, yaşamınızı kaydırabilir. Uzak durun!



Açıklamalar:

* boğurmak: sevişirken, güçlükle soluyabilmenin eşliğinde, sanki soluk borusuna, su giriyormuşçasına, kısık-kısık ve kesik-kesik sesler çıkarmak


Târih: 14.10.2016 | Tıklama: {views} | Bölüm: Sağlık ve Cinsellik



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Florür: Boyuneğerligimizin nedeni! (17.04.2017)
- Kimi cilt hastalıkları üzerine (23.03.2017)
- Aşk dediğin, ne ola?   (29.10.2016)
- Porno filmi izlemek, sakıncalıdır!   (14.10.2016)
- Tıkanma sorununuz mu var?   (19.04.2016)
- Meryem florasyonu   (28.04.2013)
- Apandisin önemi   (17.03.2013)
- Defne Joy Foster, neden öldü?   (04.02.2011)
- Erdişinin, cinsiyeti saptanamamış!   (16.03.2010)
- Sevgili Dr. Cenk Kiper!   (10.03.2010)
- Doktor mu, hekim mi?   (14.02.2010)
- H1N1 gribine karşı önlemlerim   (08.12.2009)


Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Ötenaziyi yasaklamaktaki mantık
"İnsan onurunu korumak" iddiasını öne sürerek, ötenazi yasalarının çıkarılması zorlaştırılıyor. Bu tür yasaların düzenlemesini yapanlar hiç bir zaman ölüme özlem duyacak kadar hastalık geçirdiler mi?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.