Florür: Boyuneğerliğimizin nedeni!
Türkiye'de, halkın yarısından fazlası, başlarında, bir diktatör istiyor. Uslara durgunluk!

Konuya, acı bir gerçekle girelim.

Türkiye'de yaşayan insanların, ortalama zekâ düzeyinin, her gün, biraz dahâ düştüğünü vurgulamak, benim kuruntum değildir; ulusal ve uluslararası çeşitli kuruluşların, her yıl yaptığı araştırmalar, bu sonucu gösteriyor.

Yâni Türkler, aptallaşıyor mu? Kesinlikle evet! Aptallaştırılıyorlar!

Geçtiğimiz günlerde, YGS sınav sonuçları açıklandı; şok sonuçlar elde edildi! Ortaöğretimin çöküşü, gözlerönüne seriliyordu!

YGS sınavlarına, her yıl, biraz dahâ fazla başvuru olmasına karşın, başarılarda, yalnızca oransal değil, sayısal azalma oluyor!

Yâni örneğin geçen yıl, yüz katılımcıdan, yetmişi kazandıysa; bu yıl, yüzon katılımcıdan, yalnızca altmışı kazanıyor; ve bu oranlar, sürekli aşağıya kayıyor!

Üstelik, öğrencilere yöneltilen sorular, sürekli kolaya meyillenirken, başarı oranı da, sürekli düşüyor!

Oysa, tam tersi olması gerekirdi!

Yine konunun başlangıcına dönelim.

Özgür bir birey, özgürlüğünü, neden yitirmek ister? Özgürlük, ne derece ağır bir yük olabilir ki?

Özgürlüğü kaybetmeye meyillik ve aptallaşma?

Şaşırmayın ama, bu iki konu, bir-birleriyle ilişiklidir.

Bu gidişatın, birden çok nedeni var. Burada hepsini saymaya kalkışmama, hiç de gerek yok; mâlûmunuzdur.

Dogmaya saplanmış bir eğitim sistemi, yalnızca başarısızlık getirecektir!

İşte, aynı dogmaya saplanmış bir hükümet de, bu başarısızlığı sağlamak için, bilimden yararlanıyor!

Florür nedir; bilir misiniz?

Florür, sıradan bir kimyâsal değildir!

Nazi Almanyası'nda, Yahûdîler'in içme suyuna, florür katılırdı; ve tutsaklar gözlemlenirdi. Tutsakların, her gün, biraz dahâ budalalaştıkları sonucuna vardılar!

Günümüzdeki bir-çok devlet, florürü, kimyâsal silâh olarak kullanıyor!

Bir insan, tükettiği florür oranına göre, yavaş-yavaş ya da dahâ hızlı aptallaşır. Florür dozunu, epeyce yükselttiğinizde, o insan, us sağlığını iyice yitirir!

Bir insanı, kendinize bağımlı yapmak istiyorsanız, belirli bir oranda, florür verirsiniz.

Florürün tadı ve kokusu, suyun öz tadına ve kokusuna çok benziyor. İçtiğiniz suda, florür olduğunu, aslâ anlayamazsınız!

Türkiye'de, tüm su şebekelerine, florür katılır. Marketten aldığınız tüm sularda ve meyve sularında da, florür vardır.

Erdoğan ve tayfası, düşük eğitimli olabilirler; ama budala değildirler!

Ülkeyi, istedikleri bataklığa sürüklemek için, florürü bile devreye sokuyorlar!

Eğer Türkiye'de yaşıyorsanız, florür zehirlenmesinden kurtulmanız, neredeyse olanaksızdır!

Yalnızca Erdoğan ve çevresindeki bir avuç kişi, florürsüz besin tükletir. Halkın en az %95'i, florürden kaçamaz!

Eğer bir mezrâda yaşıyorsanız ve kendi içme suyu kuyunuz varsa, florür zehirlenmesinden kurtulabilirsiniz. Ama orası bile kesin değil!

Florürün, suyun kalitesini yükseltmekte, en ufak bir yararı yoktur!

Yâni florürün, içme suyumuza ve meyve sularına eklenmesinin, tek nedeni, insanlarımızın ortalama zekâsını, aşağılara çekmek, yâni insanları budalalaştırmak; insanların algı yeteneklerini köreltmek; ve onları, boyuneğer yapmaktır!

Ve AKP zihniyeti, her geçen gün, biraz dahâ başarılı oluyor!

Örneğin bir meyve suyu fabrikası, ne amaçla, bir laboratuardan, florür satınalır? Ve neden ek işlemlerle, ürünlerine, florür ekler? Bunun, hangi mantığı vardır? Oysa bir ürünü, olabildiğince ucuz üretmek gerekirken, neden gereksiz ek harcamalar yapılıyor?

Florür, ayrıca, sanrılara (halüsinasyon) neden olur; bu sanrılar, başlangıçta yavaşça oluşur; dönemler içerisinde ağırlaşırlar!

Ama bir sangın (halüsinasyon hastası), gerçek dünyâ ile ilişiğini, önce azıcık ve giderek artan biçimde, kestiği için, içinde bulunduğu durumdan, haberdâr değildir.

İnsanların, algılama sezintileri köreltilir!

İnsanlar, doğru olanı, yanlış; yanlış olanı da, doğru olarak algılarlar!

İçtiğiniz sıvılardaki florür, beyninizi, her gün biraz dahâ tutsaklaştırıyor!

Zekânız da, aynı oranda aşağıya doğru kayıyor!

Ve AKP durmuyor!

Florürü üreten laboratuvarlar da, zâten bu durumdan nemâlanıyor!

Peki, bu uygulamaların, yasalarda, karşılığı var mıdır?

Hiç bir demokratik yasal düzende, insanların zehirlenmesi, yasalarla düzenlenemez!

Bu uygulama, tepeden aşağıya doğru, dayatma biçiminde gerçekleştiriliyor!

Yâni insanlarımız, bilinçli olarak ve planlı biçimde, doğrudan zehîrletiliyorlar!


Târih: 17.04.2017 | Tıklama: 252 | Bölüm: Sağlık ve Cinsellik



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Florür: Boyuneğerligimizin nedeni! (17.04.2017)
- Kimi cilt hastalıkları üzerine (23.03.2017)
- Aşk dediğin, ne ola?   (29.10.2016)
- Porno filmi izlemek, sakıncalıdır!   (14.10.2016)
- Tıkanma sorununuz mu var?   (19.04.2016)
- Meryem florasyonu   (28.04.2013)
- Apandisin önemi   (17.03.2013)
- Defne Joy Foster, neden öldü?   (04.02.2011)
- Erdişinin, cinsiyeti saptanamamış!   (16.03.2010)
- Sevgili Dr. Cenk Kiper!   (10.03.2010)
- Doktor mu, hekim mi?   (14.02.2010)
- H1N1 gribine karşı önlemlerim   (08.12.2009)




Öngörülen yazılarım
Ötenaziyi yasaklamaktaki mantık
"İnsan onurunu korumak" iddiasını öne sürerek, ötenazi yasalarının çıkarılması zorlaştırılıyor. Bu tür yasaların düzenlemesini yapanlar hiç bir zaman ölüme özlem duyacak kadar hastalık geçirdiler mi?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.