Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!
Hukuk, dünyanın her yerinde vardır. Hukuksuz bir yaşam, düşünülemez. Toplumların boyutu, ne olursa olsun, kendi içerisinde, bir hukuk anlayışı barındırır.

Toplumun en küçük birimleri olan aileler bile, kendi çapında bir hukuk oluşturur. Buna “aile içi kurallar” diyoruz. Ama bu “aile içi hukuk”tan başka bir şey değildir.

Hatta bireyler bile kendi yaşamı için kenisine karşı bazı kurallar uygular. Bu da o kişinin bireysel hukukudur.

Dünyanın her köşesinde hukuk kuralları vardır.

Kuzey Kore'de hukuk vardır; Çin'de hukuk vardır; İran'da hukuk vardır; Suudi Arabistan'da hukuk vardır...

Almanya'da hukuk vardır; ABD'de hukuk vardır; Japonya'da hukuk vardır; Avustralya'da hukuk vadır...

Almanya'da en büyük ceza ömür boyu hapistir. Anlamı 15 yıl hapis demektir. Hükümlü 15 yıldan sonra serbest kalır. Bu hukuktur!

ABD'de en ağır ceza idamdır. Öldürülen bir daha geri dönemez. Bu hukuktur!

İran'da ve şeriat yasalarının geçerli olduğu bir çok ülkede eşcinselliğin cezası idamdır. Tüm şeriat ülkelerinde İslam'dan çıkmanın cezası ölümdür. Bu hukuktur!

Türkiye'de azılı teröristlere “barış elçisi” denir. Bu hukuktur!

Tüm bu gerçekler hukuk ortamına göre yasal düzenlemelerde belirlenir. Veya en azından hukuktan sorumlu kişilerin kişisel yorumlarına ve dayatmalarına bağlıdır.

Adnan Menderes öldürüldüğünde, ona hiç bir haksızlık yapılmadı. Çünkü hukuk kuralları çerçevesinde karar alındı!

Deniz Gezmiş de haksızlık görmedi. Hukuk kuralları uygulandı!

Ey yüce hukuk! İyi ki varsın!

Bilakis AKP, hükümeti ele geçirdikten sonra “hukukun üstünlüğü” diye bir kavram ortaya atılıyor.

Uyanık siyasetçiler, halkı daha da aptallaştırmak için birbirleriyle yarışıyorlar.

Gördüğünüz gibi, dünyanın en ucube kıyısında bile hukuk kurallarına göre kararlar alınıyor. Ve uygulanıyor!

Aranızdan birisi çıkıp da, “Şurada veya burada hukuk kuralları uygulanmadı!” demesin.

Hukuk her zaman herkes için geçerlidir.

Hele o saftirik “hukukun üstünlüğü” yok mu!

Türkiye'de bir dede, bir çocuğa tecavüz edince, bazı müminler tek vücut “Allah-u ekber!” çeker. Mahkeme etkilenir ve sübyancı moruk beraat eder. Bu, hukukun üstünlüğüdür!

Şerefsizin biri, bir kadına tecavüz eder. Kadın hamile kalır. Adam kodese girer. Ama bir yaygara başlatır: “Beni evladımdan ve sevdiğim kadından uzaklaştırıyorsunuz. Allah sizin belanızı versın!” Ve mahkeme tecavüzcüyü serbest bırakır. Bu, hukukun üstünlüğüdür!

Halkın oylarıyla seçilmiş siyasetçiler, ülkeyi soyup soğana çevirir. Ve alkışlanırlar. Çünkü onlar müminleri temsil eden, Allah adına hareket eden şerefli siyasetçilerdir. Bu, demokratik hukukun üstünlüğüdür!

İşte hukukun üstünlüğü budur.

Bazı kavramlar kulağa hoş gelir. Cahil halk ne duyduğunu anlamaz. Alkış tutar!

İşte hukukun üstünlüğü budur! Güle güle kullanın!

Hiç kimse "hukukun üstünlüğü" gibi safsata bir kavramla cahil halkın beynini sulandırmasın!


Târih: 30.12.2009 | Tıklama: {views} | Bölüm: Siyâset, Hukûk ve Ekonomi



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Yeni partileri eleştirmeyin! (10.07.2019)
- İstanbul'u, neden kaybetmek istemediler? (27.06.2019)
- Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel! (07.05.2019)
- Çok yaşayasınız, Bay Kılıçdaroğlu! (20.04.2019)
- Ulusal değerlere saygısızlık! (30.07.2017)
- Diktatörümüz, kutlu olsun! (27.04.2017)
- Kâhroluyorum! (17.04.2017)
- Birazcık erdem! (26.03.2017)
- Uğur Dündar, kafa karıştırıyor! (27.01.2017)
- 'Terörist', kime denir? (17.01.2017)
- Haydi sevişelim! (10.01.2017)
- Erdoğan, yargılanır mı? (05.01.2017)
- Türkiye'de, demokrasi ve kalkınma olasılıkları üzerine (17.12.2016)
- Hâlâ soruyorum: Foster'ı, kim katletti?   (25.11.2016)
- Bahçeli, tehdit mi ediliyor?   (14.11.2016)
- Bu U dönüşleri, nasıl oldu?   (24.10.2016)
- Demokrasi mi dediniz?   (24.10.2016)
- Kadınlar, eğitim ve siyâset   (13.05.2016)
- Ateizm, hakâret unsuruymuş!   (02.10.2013)
- Bir "kitle kâtili"nin adı, kamu malına verilir mi?   (29.08.2013)
- Hakâret, bir AKP'linin en doğal hakkıdır!   (24.08.2013)
- Kim bu kâtiller?!   (23.08.2013)
- Ergenekon'un sorumlusu, nâçizâne kulunuzdur!   (21.08.2013)
- İki eylem, iki gözlem   (10.06.2013)
- Çapulcu ve ayyaş!   (04.06.2013)
- Ulu Önder! Bizi affet!   (12.06.2011)
- Kasetçilere önerilerim   (29.05.2011)
- CHP, benden, hâlâ özür dilemedi!   (26.03.2011)
- Kılıçdaroğlu, anayasal suç işliyor!   (02.01.2011)
- Baykal'dan, ne istiyorsunuz!   (09.05.2010)
- Google ve kamudan, demokrasiye tokat!   (09.01.2010)
- MEB ve laiklik tanımlaması   (03.01.2010)
- Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!   (30.12.2009)

Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Tanrılaştırılan yaşayanlar
Türkiye'de, kamu mallarına ve kamu alanlarına, yaşamakta olan insanların, adları veriliyor. Birazcık yalakalık yapmak uğruna, insanları, yaşarken tanrılaştırmak, bir ulusun onuruna, yakışır mı?
İç piyasada, dövizle ticâret
Bir ülkenin iç piyasasında, başka ülkelerin, para birimleriyle yapılan ticâret, vatana ve millete hakârettir; ihânettir! Dövizle ticaret yapanlar, büyük bir olasılıkla, suç işleme usûlleriyle iç-içedir.
Anarşi ve terörizm, demokratik midir?
AKP hükümeti, demokrasiyi geliştirmeye âzimli. Onların anlayışına göre, onlarla hemfikir olan herkes, bir demokrattır. Ayrıca, onların demokrasi anlayışına göre, herkes istediği gibi yaşayabilmeli. Herkes istediğini yapabilmeli. Peki, anarşi nedir? Terörizm nedir?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.