Demokrasi mi dediniz?
Ortada, çok basit bir soru var: Çoğunluklar, hep ve sürekli haklı mıdır?

Bir oylama yapıldığını düşünün; oylamada, şu soru yöneltilsin: 'Dünyâ, Güneş'in çevresinde mi dönüyor?'

Ve düşünelim ki, oylama sonuçlarına göre, %60'lık bir kesim, "Hâyır!" diyor ve ekliyor: "Dünyâ düzdür!"

Buyrun size demokrasi! %60'ın kararıyla, yasalara yerleştirilecek: 'Dünyâ düzdür.'

Biliyorum; bu, çok abartılı bir durum. Ama konuyu, dahâ açık bir biçimde, nasıl aşabiliriz?

Yalın demokrasi, en âdil sistem midir? Kesinlikle hâyır!

Benim ninem, ilkokula bile gidememiş. Okumak bir yana, A harfini gösterseniz, karganın gagası sanacaktı. Aynı ninem, Dünyâ'nın, dört direk üzerine kurulu olduğunu savunurdu!

Peki; düşünün ki, bir kimyâcı, insan psikolojisinin, beden hücrelerine yaptığı etkiyi, bilimsel olarak açıklıyor.

Benim cırcâhil ninem ile, ömrünü, eğitimle tüketmiş o kimyâcı, aynı haklara mı sâhip olmalı? Bu, sizce, gerçekten de âdil mi olur?

Aynı ninem, hasta olduğunda, bir hekime koşar! Oysa o hekim, ninemle, aynı hakları olan kimyâcının yaptığı, araştırmaların sonucundan yararlanıyor.

Zırcâhil ninem, yardım istediği hekimle, aynı haklara mı sâhip olmalı? Aynı ninem, sağlığına kavuşabilmesi için, yardımına muhtâç olduğu, o yüce kimyâcıyla, aynı haklara mı sâhip olmalıdır?

Siyâsî seçimler yapılıyor; oylama sonuçlarına göre, toplam %70 oy alan parilerin seçmenlerinin tümü, olabildiğince zırcâhil!

Bu partilerin, ülkeyi yönetmesi, akla yatkın mıdır?

Diğer yandan, eğitimli ve âsil kişilerin, oy verdiği partiler, barajı bile aşamıyor! Bu durum, âdil midir?

Sonuç: Yalın demokrasi, insanlık ayıbı, insanlık suçudur!

Seçme ve seçilme haklarında, en yüksek düzey eğitime odaklanılmalıdır!

Hattâ; herkes, eğitimini aldığı işleri yapabilmeli. Ayrıca doğal yetenekler de gözardı edilmemeli.

'Doğal yetenek' deyince, 'üretken beyinler' söz konusudur.

Örnek olarak, bilimsel eğitimi, hattâ doktorası olmayan bir kişi, bir bilim kuruluna katılmamalı ve söz hakkı olmamalı! Siyâset ya da hukuk eğitimi almamış kişiler, parlamentolara girememeli!

Meritokratik demokrasinin uygulandığı toplumlar, sürekli başarılı olacaklardır; meritokrasinin uygulanmadığı toplumlar, hep, başkalarının ayağının altındaki paçavra olmaya, mahkûm olacaklardır!


Târih: 24.10.2016 | Tıklama: {views} | Bölüm: Siyâset, Hukûk ve Ekonomi



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Yeni partileri eleştirmeyin! (10.07.2019)
- İstanbul'u, neden kaybetmek istemediler? (27.06.2019)
- Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel! (07.05.2019)
- Çok yaşayasınız, Bay Kılıçdaroğlu! (20.04.2019)
- Ulusal değerlere saygısızlık! (30.07.2017)
- Diktatörümüz, kutlu olsun! (27.04.2017)
- Kâhroluyorum! (17.04.2017)
- Birazcık erdem! (26.03.2017)
- Uğur Dündar, kafa karıştırıyor! (27.01.2017)
- 'Terörist', kime denir? (17.01.2017)
- Haydi sevişelim! (10.01.2017)
- Erdoğan, yargılanır mı? (05.01.2017)
- Türkiye'de, demokrasi ve kalkınma olasılıkları üzerine (17.12.2016)
- Hâlâ soruyorum: Foster'ı, kim katletti?   (25.11.2016)
- Bahçeli, tehdit mi ediliyor?   (14.11.2016)
- Bu U dönüşleri, nasıl oldu?   (24.10.2016)
- Demokrasi mi dediniz?   (24.10.2016)
- Kadınlar, eğitim ve siyâset   (13.05.2016)
- Ateizm, hakâret unsuruymuş!   (02.10.2013)
- Bir "kitle kâtili"nin adı, kamu malına verilir mi?   (29.08.2013)
- Hakâret, bir AKP'linin en doğal hakkıdır!   (24.08.2013)
- Kim bu kâtiller?!   (23.08.2013)
- Ergenekon'un sorumlusu, nâçizâne kulunuzdur!   (21.08.2013)
- İki eylem, iki gözlem   (10.06.2013)
- Çapulcu ve ayyaş!   (04.06.2013)
- Ulu Önder! Bizi affet!   (12.06.2011)
- Kasetçilere önerilerim   (29.05.2011)
- CHP, benden, hâlâ özür dilemedi!   (26.03.2011)
- Kılıçdaroğlu, anayasal suç işliyor!   (02.01.2011)
- Baykal'dan, ne istiyorsunuz!   (09.05.2010)
- Google ve kamudan, demokrasiye tokat!   (09.01.2010)
- MEB ve laiklik tanımlaması   (03.01.2010)
- Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!   (30.12.2009)

Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Tanrılaştırılan yaşayanlar
Türkiye'de, kamu mallarına ve kamu alanlarına, yaşamakta olan insanların, adları veriliyor. Birazcık yalakalık yapmak uğruna, insanları, yaşarken tanrılaştırmak, bir ulusun onuruna, yakışır mı?
İç piyasada, dövizle ticâret
Bir ülkenin iç piyasasında, başka ülkelerin, para birimleriyle yapılan ticâret, vatana ve millete hakârettir; ihânettir! Dövizle ticaret yapanlar, büyük bir olasılıkla, suç işleme usûlleriyle iç-içedir.
Anarşi ve terörizm, demokratik midir?
AKP hükümeti, demokrasiyi geliştirmeye âzimli. Onların anlayışına göre, onlarla hemfikir olan herkes, bir demokrattır. Ayrıca, onların demokrasi anlayışına göre, herkes istediği gibi yaşayabilmeli. Herkes istediğini yapabilmeli. Peki, anarşi nedir? Terörizm nedir?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.