Erdoğan, yargılanır mı?
Demokratik hukûka dayalı ülkelerde, şöyle bir gerçek var...

Herhangi bir hekim, bir kişinin, psikolojik sorunları olduğunu görürse ve o kişinin, kendisine ya da çevresine, zarar verebileceği kanısına varırsa, o kişinin adresine, en yakın olan kolluk karakolunu arar ve en az iki polisin ya da jandarma çavuşunun, yanına gelmesini ricâ eder.

Hekim, polisler yolda iken, kısa bir rapor hazırlar. Polisler geldiğinde de, onlara, durumu, sözel olarak açıklar; ve hazırladığı raporu, onlara verir.

Polisler, o belgeyi (uzman raporu) alırlar ve o tehlikeli varsayılan kişiyi, en yakın akıl ve sinir hastalıkları kliniğine götürürler.

Onları karşılayan psikologa ya da psikiyatriste, sözel olarak, kısa bir bilgi verirler ve raporu da, ellerine tutuştururlar.

Anladığım kadarıyla, Türkiye'deki yasalara göre, bu kişi, en az bir hafta, gözetimde kalır.

Bir haftanın sonunda, bir yargıç gelir ve hasta ve sağlık uzmanı ile görüşür; nasıl karar vereceği, bu konuşmada belli olur.

Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'narsistik kişilik bozukluğu' hastası olduğunu, hepimiz biliyoruz; hem de, çok tehlikeli boyutlarda hasta! Sırf bu hastalığından ötürü, tüm ulusu, kendisine tutsak yaptı! Kıçına göre, yasalar uyduruyor! O da yetmiyormuş gibi, ülkeyi, bir savaş alanında dönüştürdü! Hazîne'yi, kendi malıymış gibi, har vurup, harman savuruyor!

Şu çırpıya kadar, en az 10,000,000,000 (on milyar!) suç işledi; ve işlemeyi de sürdürüyor!

Tüm bunları, ağır hasta olduğu için yapıyor!

Umarım ki, Türk Tâbibler Birliği üyeleri, vermek istediğim iletiyi, kavrayabilmişlerdir.

Sorumuz neydı? 'Erdoğan, yargılanır mı?'

İçinde bulunduğumuz koşullarda, Türkiye'de yargılanamaz. Yasal açıdan, yargılanabilir; ama bunun, ugulanabilirliği bulunmuyor!

Geliyoruz Uluslararası Cezâ Mahkemesi'ne...

Bu mahkeme, her yönden, didik-didik izleniyor ve denetleniyor. Yâni en ufak bir hatâ, onlar için, çok büyük rezâlet olur!

Erdoğan'ın, hasta olduğunu, onlar da biliyor.

Yâni yakalanığında, sevgili Geçdoğan'ımız, ilk olarak, bir akıl hastanesine kapatılacak! Orada sergileyeceği tavırlar ise, kendi geleceğini belirleyecek.

Geçdoğan için, en akıllıca tavır sergileme biçimi, hasta olduğunu, kabul etmesi olacaktır. Bu durumda, belki bir-kaç yıl tedâvi görecektir.

Cezâî ehliyeti olmadığı için de, hafif uygulamalarla karşılaşacaktır.

Ama iyi rol yapıp da, sağlık uzmanlarını, hasta olmadığına iknâ ederse, vay hâline! Yandı!

Kendisine, içtenlikle öneriyorum; nasıl olsa, Türkiye sınırlarını aşamayacak... Ama eğer yakalanırsa, hasta olduğunu kabul etsin; rol yapmasın!

Onun. o çirkin suratını görmek bile, bana, işkence oluyor; ama yine de insanım; bir insanın, gereksiz işklencelere mâruz kalması, içime sinmiyor.

Umarım, en yakın bir süreçte, us sağlığına kavuşur.

Not: Seçimlerde, bir hastaya oy verenler de, hastadır.


Târih: 05.01.2017 | Tıklama: {views} | Bölüm: Siyâset, Hukûk ve Ekonomi



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Yeni partileri eleştirmeyin! (10.07.2019)
- İstanbul'u, neden kaybetmek istemediler? (27.06.2019)
- Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel! (07.05.2019)
- Çok yaşayasınız, Bay Kılıçdaroğlu! (20.04.2019)
- Ulusal değerlere saygısızlık! (30.07.2017)
- Diktatörümüz, kutlu olsun! (27.04.2017)
- Kâhroluyorum! (17.04.2017)
- Birazcık erdem! (26.03.2017)
- Uğur Dündar, kafa karıştırıyor! (27.01.2017)
- 'Terörist', kime denir? (17.01.2017)
- Haydi sevişelim! (10.01.2017)
- Erdoğan, yargılanır mı? (05.01.2017)
- Türkiye'de, demokrasi ve kalkınma olasılıkları üzerine (17.12.2016)
- Hâlâ soruyorum: Foster'ı, kim katletti?   (25.11.2016)
- Bahçeli, tehdit mi ediliyor?   (14.11.2016)
- Bu U dönüşleri, nasıl oldu?   (24.10.2016)
- Demokrasi mi dediniz?   (24.10.2016)
- Kadınlar, eğitim ve siyâset   (13.05.2016)
- Ateizm, hakâret unsuruymuş!   (02.10.2013)
- Bir "kitle kâtili"nin adı, kamu malına verilir mi?   (29.08.2013)
- Hakâret, bir AKP'linin en doğal hakkıdır!   (24.08.2013)
- Kim bu kâtiller?!   (23.08.2013)
- Ergenekon'un sorumlusu, nâçizâne kulunuzdur!   (21.08.2013)
- İki eylem, iki gözlem   (10.06.2013)
- Çapulcu ve ayyaş!   (04.06.2013)
- Ulu Önder! Bizi affet!   (12.06.2011)
- Kasetçilere önerilerim   (29.05.2011)
- CHP, benden, hâlâ özür dilemedi!   (26.03.2011)
- Kılıçdaroğlu, anayasal suç işliyor!   (02.01.2011)
- Baykal'dan, ne istiyorsunuz!   (09.05.2010)
- Google ve kamudan, demokrasiye tokat!   (09.01.2010)
- MEB ve laiklik tanımlaması   (03.01.2010)
- Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!   (30.12.2009)

Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Tanrılaştırılan yaşayanlar
Türkiye'de, kamu mallarına ve kamu alanlarına, yaşamakta olan insanların, adları veriliyor. Birazcık yalakalık yapmak uğruna, insanları, yaşarken tanrılaştırmak, bir ulusun onuruna, yakışır mı?
İç piyasada, dövizle ticâret
Bir ülkenin iç piyasasında, başka ülkelerin, para birimleriyle yapılan ticâret, vatana ve millete hakârettir; ihânettir! Dövizle ticaret yapanlar, büyük bir olasılıkla, suç işleme usûlleriyle iç-içedir.
Anarşi ve terörizm, demokratik midir?
AKP hükümeti, demokrasiyi geliştirmeye âzimli. Onların anlayışına göre, onlarla hemfikir olan herkes, bir demokrattır. Ayrıca, onların demokrasi anlayışına göre, herkes istediği gibi yaşayabilmeli. Herkes istediğini yapabilmeli. Peki, anarşi nedir? Terörizm nedir?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.