'Terörist', kime denir?
Öncelikle, şu kesın kuralı, hiç unutmayalım: İnsan erdemi, tartışılmazdır!

Benim gibi, barışsever bir insanın içinde bile, kanımsayamayacağınız derecede, bir kin var! Öyle ki, hiç bir koşulda cezâlandırılmayacağını bildiğim, terörist kılıklı yaratıklara, verebileceğim cezâyı, burada aktarsam, aklınız durur! O suçsuz görünümlü kâtilleri, öyle bir cezâlandırırım ki, o tür cezâlar, işkenceci Çinliler'in bile, aklına gelemezdi!

Ağbağlarımın birinde, şöyle bir tespit yapmıştım: En çok suç işleyenler, sırasıyla; polisler, savcılar, yargıçlar ve avukatlardır!

Aslâ cezâlandırılmayacağını bilen kişiler, er ya da geç, 'şizoidik narsizm' ya da 'narsistik şizoidi' hastası olurlar; bu hastalıktan ötürü, suç işlemeyi, kendilerine 'hak' görürler!

Türkiye'de, bu tür hastalar, suçlarını, kameralar önünde işlerler; hani, ülkenin en tepesindeki kişi de, zâten hastadır ya; ondan yüreklenerek, büyük zevkle, işkenceler uygularlar; ve belki de, öylesine hastadırlar ki, suç işlediklerinin, farkında bile değildirler!

Ve öyle suçlar işliyoprlar ki, işledikleri suçlar, 'insanlık suçu' sınıfına giriyor!

Terörizm nedir?

Bu kavram, her ülkedeki yasalarla, tekeysel yorumlanıyor; öyle ki, örneğin Almanya'da, 'terörizm' sayılabilecek bir unsur, Türkiye'de, 'ödül gerekçesi' olabilir!

Geçtiğimiz yıllarda, yandaş basında, bir haber yayınlanmıştı. Haberin içeriğine göre, kimi teröristler, telef edilmişti!

Bu da, AKP medyasındaki kişilerin, ne kadar hasta olduğunu gösterdi!

Teröristler de insandır; ne kadar suç işleseler de, onlar da insandır!

Sözkonusu, 'insan' olduğunda, 'telef' kavramını kullanan bir yaratık, insan sınıfına giremez! O tür yaratıklar, hukûka saygısı olan her ülkede, hemencecik cezâlandırırlırlar!

İşte benim nabzımda, bu tür yaratıklar da, teröristtirler!

Ne demiştik; yasaları ve insan erdemini, hiçe sayarak, kameralar önünde, suç işleyen herkes, benim nabzımda, teröristtir!

Cezâlama yetkisi, yalnızca mahkemelerin tekelindedir. Herhangi birisi, kendisine, bir muhâkeme hakkı tanıyorsa, ve bu kişi, bir mahkeme salonundaki bir yargıç değilse, o kişi, hemencecik cezâlandırlmalıdır!

Başka bir gerçek var; suç işleyen bir kişiyi bilenler, ilgili kuruma başvurmazlarsa, onlar da, suçlu durumuna düşerler; hiç bir suçlu, cezâsız kalmamalıdır!

Kolluk güçü bireyleri, sağduyulu ve çözümleyici davranmalıdır; hiç bir biçimde, kişisel sezintilerini, gündelik işlerine katmamalıdırlar.

Unutmayalım:Sana yapılmasını istemediğini, sen de, başkalarına yapma!

Ve: Bugün gücü, elinde bulunduranlar, bilsinler ki, yarın sıra, onlara gelecek.

Bu da, demek oluyor ki, bir kişi, 'insan' olduğu bilincindeyse, 'insan' gibi davranmalıdır! İnsan gibi davranmayanlar, sıra, kendilerine geldiğinbde, hiç gocunmasınlar!

Gereksiz ve insanlıkdışı taşkınlık sergileyenler, âciz yaratıklardır!

15 Temmuz Olayları sergilendiğinde, 'sözde' darbeci komutanlara ve diğer askerlere, akılalmaz işkenceler yapıldı!

Bugün yayınlanan haberlerde, o olayların, arka yüzünü öğrendik; meğerse AKP (Tayyip), orduya, bir 'temizleme operasyonu' hazırlıklarındaymış! Yâni ordunun üst kademesine, kendi yandaşı olan, imam-hatipli kişileri yerleştirecekmiş!

Sözde darbecilere, yapılan işkenceler! Dövülen sözde darbeciler!
Askerler arasındaki kimileri de, bunu, erkenden öğrenince, bir karşı direnişe geçmişler!

Toplumun desteğini, elinin içinde bulunduran Tayyip, bu direnişi durdurabilmiş!

Güzel... Paki; işkence uygulama özgürlüğü olur mu?

Yakalanan askerlere, akılalmaz işkenceler uyguladılar! Ağda dolaşırken, öylesine görsellere rastladım ki; o askerlere, o tür işkenceyi yapan şerefsizler, dahâ kötü işkenceleri hakkediyorlar!

Çin işkencelereri bile, o görüntülerden insancıldı! Kırbaçlanma sonrası, yarılan sırtlar ve kıçlar; sert vuruşlarla, parçalanan yüzler...!

Darbeler, elbet de demokratik eylemler değildir; ama her kim olursa-olsun, hiç kimseye, işkence yapılmamalıdır!

En azılı suçlu bile, âdil yargılanmayı ve yalnızca mahkemeden çıkacak karar ile, cezâlandırılmayı hakkeder. Özgür ve demokratik bir toplumda, hiç kimse, dogmaya dayalı kölelikler ve işkenceler uygulamamalıdır!

Lütfen aşağıdaki görsele, dikkatle bakın.

Sözde darbeciler, acımasızca aşağılanıyor! Aşağılanan sözde darbeciler!

Bu resimde gördüklerinizi, 'hak' ve 'adâlet' olarak algılıyorsanız, insanlıktan, nasîbinizi almamışsınızdır.

Hiç bir demokratik toplumda, insan erdemi, bu derece ayaklar altına alınmaz!

Burada, bir soru doğuyor; Buradaki asıl terörist, kimdir?

Sürekliyoruz...

Bugün, Reina saldırısını düzenleyen, azılı terörist yakalandı. Aslında, çok güzel bir haber.

Ama keşke, bu yakalama operasyonuna, gölge düşürülmeseydi!

Yakalama operasyonunda, Reeina saldıran teröriste, işkence yapılıyor!
Ricâ etsem, sağdaki gürüntüye, bir bakar mısınız?

Ne gürüyorsunuz? Resmi büyütün ve uzunca bakın.

Ne görüyorsunuz?

Operasyon sonucunda yakalanmış, bir terörist mi görüyorsunuz?

Yoksa çizmesiyle, bir insanın başını ezerek, ona işkence uygulayan, bir terörist mi görüyorsunuz?

Kendiniz karar verin; ne görüyorsunuz?

'Algılama' ve 'gerçekleri görme', böyle bir şeydir; insan, ne görmek istiyorsa, onu görür!

Teröristler, kesinlikle cezâlandırılmalıdır; ama bu görev, yalnızca mahkemelerin tekelindedir.

Ben, o resimde, bir 'terörist' ve bir 'azılı terörist' görüyorum; 'azılı terörist', botuyla, bir insana, işkence uygulayandır!

Yakalama operasyonunda, Reeina saldıran teröriste, işkence yapılıyor!
Şimdi de, lütfen sağdaki resme bakın. Lütfen resmi büyütün ve dikkatlice bakın.

Ne görüyorsunuz?

Kendi-kendisini dövmüş, bir terörist mi görüyorsunuz? Gerçekten mi?

Bir terörist, polislere yakalanmadan önce, kendi-kendisini, bir güzel dövmüş! Artık nasıl başardıysa?

Gerçekten de, böyle mi düşünüyorsunuz?

Eğer öyle değilse, o adamı, o duruma sokan terörist, kimdir?

O dövülmüş adamın, çenesini kaldırarak, yüzünün görülmesini sağlayan var ya; işte terörist, odur!

Yasaları, hiçe sayarak, linç giirişiminde bulunan bir câni, teröristin ta kendisidir!

Ama öncelikli terörist, o teröriste, göz yumanlardır! O terösiste dâva açmayanlar da, aynı biçimde, teröristtir! O teröristin cezâlanmasını sağlamayalar da, aynı biçimde, teröristtir!

Elbet birileri diyebilir ki: "Yakalanmamak için, direnirken, o duruma geldi."

Her! He! Biz de, o kadar salak olduğumuz için, inandık!

Ama yine de, Reina'ya saldıran teröristn, yakalanmasına sevimdim.

Unutmayalım: Sap döner, hesap döner; ân döner, devrân döner! Târihe baktığımızda, hiç bir suçlunun, kurtulmadığını görürürüz; hepsi de, hakketttiği cezâyı almıştır!


Târih: 17.01.2017 | Tıklama: {views} | Bölüm: Siyâset, Hukûk ve Ekonomi



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Yeni partileri eleştirmeyin! (10.07.2019)
- İstanbul'u, neden kaybetmek istemediler? (27.06.2019)
- Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel! (07.05.2019)
- Çok yaşayasınız, Bay Kılıçdaroğlu! (20.04.2019)
- Ulusal değerlere saygısızlık! (30.07.2017)
- Diktatörümüz, kutlu olsun! (27.04.2017)
- Kâhroluyorum! (17.04.2017)
- Birazcık erdem! (26.03.2017)
- Uğur Dündar, kafa karıştırıyor! (27.01.2017)
- 'Terörist', kime denir? (17.01.2017)
- Haydi sevişelim! (10.01.2017)
- Erdoğan, yargılanır mı? (05.01.2017)
- Türkiye'de, demokrasi ve kalkınma olasılıkları üzerine (17.12.2016)
- Hâlâ soruyorum: Foster'ı, kim katletti?   (25.11.2016)
- Bahçeli, tehdit mi ediliyor?   (14.11.2016)
- Bu U dönüşleri, nasıl oldu?   (24.10.2016)
- Demokrasi mi dediniz?   (24.10.2016)
- Kadınlar, eğitim ve siyâset   (13.05.2016)
- Ateizm, hakâret unsuruymuş!   (02.10.2013)
- Bir "kitle kâtili"nin adı, kamu malına verilir mi?   (29.08.2013)
- Hakâret, bir AKP'linin en doğal hakkıdır!   (24.08.2013)
- Kim bu kâtiller?!   (23.08.2013)
- Ergenekon'un sorumlusu, nâçizâne kulunuzdur!   (21.08.2013)
- İki eylem, iki gözlem   (10.06.2013)
- Çapulcu ve ayyaş!   (04.06.2013)
- Ulu Önder! Bizi affet!   (12.06.2011)
- Kasetçilere önerilerim   (29.05.2011)
- CHP, benden, hâlâ özür dilemedi!   (26.03.2011)
- Kılıçdaroğlu, anayasal suç işliyor!   (02.01.2011)
- Baykal'dan, ne istiyorsunuz!   (09.05.2010)
- Google ve kamudan, demokrasiye tokat!   (09.01.2010)
- MEB ve laiklik tanımlaması   (03.01.2010)
- Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!   (30.12.2009)

Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Tanrılaştırılan yaşayanlar
Türkiye'de, kamu mallarına ve kamu alanlarına, yaşamakta olan insanların, adları veriliyor. Birazcık yalakalık yapmak uğruna, insanları, yaşarken tanrılaştırmak, bir ulusun onuruna, yakışır mı?
İç piyasada, dövizle ticâret
Bir ülkenin iç piyasasında, başka ülkelerin, para birimleriyle yapılan ticâret, vatana ve millete hakârettir; ihânettir! Dövizle ticaret yapanlar, büyük bir olasılıkla, suç işleme usûlleriyle iç-içedir.
Anarşi ve terörizm, demokratik midir?
AKP hükümeti, demokrasiyi geliştirmeye âzimli. Onların anlayışına göre, onlarla hemfikir olan herkes, bir demokrattır. Ayrıca, onların demokrasi anlayışına göre, herkes istediği gibi yaşayabilmeli. Herkes istediğini yapabilmeli. Peki, anarşi nedir? Terörizm nedir?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.