Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel!
Beklenenler oldu; YSK, İstanbul'daki seçimlerin, yinelenmesine karar verdi!

Ve yine beklenenler gerçekleşiyor; tüm diğer partiler; İmamoğlu leyhine, seçimden çekiliyor!

Ve yine beklenenler oldu; İmamoğlu'na haksızlık edildiğini düşünen AKP'li ve MHP'li seçmenler; oylarını, İmamoğlu'ndan yana kullanacaklarını bildiriyorlar!

Erdoğan'ın hastalığı (narsistik kişilik bozukluğu), öylesine ilerlemiş olmalı ki; sağlıklı düşünme yeteneğini, kendi içine hapsetti! Ayrıca Erdoğan'ın düşük eğitimi ve düşük zekâsı da; Bahçeli'nin planlarını, görebilmesini önlüyor!

Bahçeli, çok sinsi bir yaratıktır! Nasıl ki; bir Ermenî olduğunu, yetmiş yıl boyunca gizleyebilmişse; aynı sinsilikle; hangi partinin safhına geçmişse, o partiyi tüketmiştir! Hangi liderin dostu imiş gibi gözüktüyse; o liderin, siyâsî ömrünü tüketmiştir!

Bahçeli, çok zekî bir hâindir! Safhına geçmiş gibi gözüktüğü kişiyi ve partiyi; kendisine bağımlı yapar; bu bağımlılığı, öylesine bir duruma dönüşür ki; köleleştirilmiş kişi ya da kuruluş; onun pençesinden, aslâ kurtulamaz!

Ve sözkonusu kişi ya da kuruluş; kendi salyasında boğulur! Ama o boğulma, pek de insâflı olmaz! Ve Bahçeli, o boğulmayı, büyük zevkle izlerken; son onyılın orgazmını geçirir!

Bahçeli, İstanbul'daki seçimlerin yinelenmesinin sonuçlarını, çok iyi biliyor; noktası-virgülüne kadar, önceden biliyor! AKP, bu seçimde; târihinin en büyük hezimetini yaşayacaktır; ve sonlarını, kendi elleriyle gerçekleştirecektir!

Kısa keseyim...

31 Mart seçimleri, bize göstermişti ki; AKP'nin çöküşü, çoktan başlamıştır! Onbir Büyükşehir Belediyesi'ni, Millet İttifâkı'na kaptırırken; sayısız ilçelerini de, MHP'ye devrettiler!

Genel oy oranları da, %35'in altına düştü.

AKP'nin borozanı, artık yalnızca kırsalda ve varoşlarda ötüyor...

Oysa; insanlarımızın eğitim düzeyi, hızla yükseliyor.

Hem varoşlarda ve kırsalda; hem de, kentlerdeki eğitimsiz kesim bile; hızla, AKP'den kopuyor!

Ama Bahçeli'nni kartı, beklenmedik bir ânda devreye sokuldu. AKP'ye, büyük bir tuzak kurdu ve İstanbul'daki Büyükşehir Belediyesi seçimleri'nin, iptâl edilmesini sağladı. Bahçeli, etkileyici sinsiliği ile, Erdoğanı, sürekli kışkırttı!

Erdoğen, hem narsistik kişilik bozukluğunun etkisiyle; hem de, yirmibeş yıllık zaferin sarhoşluğu ile; Bahçeli'nin bırqaktığı kapanın üzerine; tekin adımlarla, ayağına bastı. Güm!

Şimdi de, AKP ve MHP dışındaki tüm partiler ve bağımsız adaylar; bir Demokrasi İttifâkı kuruyorlar! Güm!

Hem pişmân olan AKP ve MHP seçmeni sâyesinde; hem de, Demokrasi İttifâkı'nın etkisiyle; seçimin sonu; İmamoğlu leyhine, yaklaşık olarak, %58/42 olacak.

%58'e %42!

Ama ben, eğer Bahçeli'yi iyi tanıyorsam; Erdoğan'a, son ânda bir çelme atacak! Ya kendi adayını da yarışa ekleyecek; ya da seçmenlerine, İmamoğlu'nu destekleme çağrsı yapacak!

Güle-güle, Erdoğan!

Güle-güle, AKP!

Ama: Sonra, "Demedi!" demeyin...

Erdoğan'ın hastalığı, öylesine korkunç boyutlar aldı ki; belki de, seçime bile gitmez! Belediyeye, öylesine kayyum atar!

Hattâ: Seçime gidildiğinde bile; zâten kaybedeceği için; yine de, kayyum atayacaktır!


Târih: 07.05.2019 | Tıklama: {views} | Bölüm: Siyâset, Hukûk ve Ekonomi



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Yeni partileri eleştirmeyin! (10.07.2019)
- İstanbul'u, neden kaybetmek istemediler? (27.06.2019)
- Bahçeli'den, Erdoğan'ın bacağına şarapnel! (07.05.2019)
- Çok yaşayasınız, Bay Kılıçdaroğlu! (20.04.2019)
- Ulusal değerlere saygısızlık! (30.07.2017)
- Diktatörümüz, kutlu olsun! (27.04.2017)
- Kâhroluyorum! (17.04.2017)
- Birazcık erdem! (26.03.2017)
- Uğur Dündar, kafa karıştırıyor! (27.01.2017)
- 'Terörist', kime denir? (17.01.2017)
- Haydi sevişelim! (10.01.2017)
- Erdoğan, yargılanır mı? (05.01.2017)
- Türkiye'de, demokrasi ve kalkınma olasılıkları üzerine (17.12.2016)
- Hâlâ soruyorum: Foster'ı, kim katletti?   (25.11.2016)
- Bahçeli, tehdit mi ediliyor?   (14.11.2016)
- Bu U dönüşleri, nasıl oldu?   (24.10.2016)
- Demokrasi mi dediniz?   (24.10.2016)
- Kadınlar, eğitim ve siyâset   (13.05.2016)
- Ateizm, hakâret unsuruymuş!   (02.10.2013)
- Bir "kitle kâtili"nin adı, kamu malına verilir mi?   (29.08.2013)
- Hakâret, bir AKP'linin en doğal hakkıdır!   (24.08.2013)
- Kim bu kâtiller?!   (23.08.2013)
- Ergenekon'un sorumlusu, nâçizâne kulunuzdur!   (21.08.2013)
- İki eylem, iki gözlem   (10.06.2013)
- Çapulcu ve ayyaş!   (04.06.2013)
- Ulu Önder! Bizi affet!   (12.06.2011)
- Kasetçilere önerilerim   (29.05.2011)
- CHP, benden, hâlâ özür dilemedi!   (26.03.2011)
- Kılıçdaroğlu, anayasal suç işliyor!   (02.01.2011)
- Baykal'dan, ne istiyorsunuz!   (09.05.2010)
- Google ve kamudan, demokrasiye tokat!   (09.01.2010)
- MEB ve laiklik tanımlaması   (03.01.2010)
- Hukuk kavramının dayanılmaz hafifliği!   (30.12.2009)

Content Management Powered by CuteNews


Öngörülen yazılarım
Tanrılaştırılan yaşayanlar
Türkiye'de, kamu mallarına ve kamu alanlarına, yaşamakta olan insanların, adları veriliyor. Birazcık yalakalık yapmak uğruna, insanları, yaşarken tanrılaştırmak, bir ulusun onuruna, yakışır mı?
İç piyasada, dövizle ticâret
Bir ülkenin iç piyasasında, başka ülkelerin, para birimleriyle yapılan ticâret, vatana ve millete hakârettir; ihânettir! Dövizle ticaret yapanlar, büyük bir olasılıkla, suç işleme usûlleriyle iç-içedir.
Anarşi ve terörizm, demokratik midir?
AKP hükümeti, demokrasiyi geliştirmeye âzimli. Onların anlayışına göre, onlarla hemfikir olan herkes, bir demokrattır. Ayrıca, onların demokrasi anlayışına göre, herkes istediği gibi yaşayabilmeli. Herkes istediğini yapabilmeli. Peki, anarşi nedir? Terörizm nedir?
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.