'Adını Sen Koy': Hastalıklıların dizisi!

'Adını Sen Koy' (aslında, 'Adını, sen koy!') başlıklı dizide, Türkiye'deki, tipik hastalıklı toplumsal yapıyı izliyoruz!

Binbir güçlükler içerisinde, onbeşinci bölümüne kadar izleyebildim! İzlerken de, bilinçaltımdaki bunalımların, sürekli yükseldiğini farkettim!

Bilinç sağlığımı korumak amacıyla, o bölümü kapattım!

İşin, en üzücü yanı da, bu yazımı yazarken, dizinin 179. bölümünün, yayınlanmış olmasıdır!

Bu da demek oluyor ki, Türkiye'deki hastalıklı beyinlilerin oranı, o derece yüksek ki, böyle saçma bir dizi, izleyici (müşteri) bulabiliyor!

Peki; dizinin konusu nedir?

Hasta bir herif, muhtâç bir kadına, bir 'kölelik sözleşmesi' imzâlatıyor! Ve bu sözleşmeye dayanarak, kadına, aralıksız şantaj uyguluyor! Sözleşme doğrultusunda, kadına, 'insan olmayı' bile yasaklıyor! Kadın, ne yaparsa-yapsın, sözleşmeye ters düşüyor! Kadının soluması bile, suç ve kusur olarak yansıtılıyor!

Bu 'sözde' sözleşmenin, içeriğindeki her madde, kölelik konumunu bile, kat be kat aşıyor!

Dünyâ üzerindeki en barbar diktatörlüklerde bile, hiç bir mahkeme, bu sözleşmeye dayanarak, âdil bir karar vermez! Aksine; her mahkeme, böyle bir anlaşmadan yola çıkarak, birisine şantaj uygulayan kişiyi, önce tımarhâneye atar; oradaki tedâvisinin ardından da, ömürboyu kodese sokar!

Dizide, sözkonusu olan sözleşmeyi de, güyâ bir avukat hazırlamış!

Dünyâ üzerindeki her mahkeme, o avukatın diplomalarını, elinden alır ve onu da, hemencecik tımarhâneye atar! Oradan çıkınca da, hapse tıkarlar!

Diğer yandan, yine hastalıklı çirkin bir herif, kendisiyle, hiç ilgilenmeyen aynı kadını, para karşılığında satınalmak istiyor!

Ve o kadının üzerinde, 'yasal hakları' olduğunu vurguluyor! Ve kadının, kendisiyle evlenmesini ve ona, ömürboyu tecâvüz etme hakkının, olduğuna inanıyor!

Burası da, aynı psikiyatrik olay!

Tüm dizide, yalnızca psikiyatrik vakâlar ele alınıyor.

Birileri de soruyor: "Dizlerimiz ve filmlerimiz, neden ilgi görmüyor!" ("Bizi çekemiyorlar! Vıyak-vıyak!")

Hastalıklı beyinlerin ürettiği, hiç bir şey ilgi görmez!

Bu dizinin yapımında, görev alan herkes, hemececik psikiyatrik denetime alınmalıdır! O dizinin yayınlanmasına, izin veren herkes de, aynen denetlenmesi gerekir! Hepsi, çok ağır hastadırlar!

Sonuç: Tüm Türkiye, kocaman bir psikiyatriye dönüştü!


Târih: 21.05.2017 | Tıklama: 130 | Bölüm: Televizyon, Gösteri ve Sinema Evreni



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Hiciv Allâh, bir çarptı mı; tam çarpar! (20.03.2017)
- Beren Gökyıldız: Sömürülen bir yumurcak! (08.12.2016)
- Neden 'Ece'? (23.11.2016)
- Vedâ: Senaryo mu, yoksa...? (04.11.2016)
- Sözcük dağarcıkları (22.10.2016)
- Film ve TV dizilerindeki kişi adları (03.10.2016)
- Yeter: Asperger sendromlu ve şizoid bir hastanın serüvenleri! (13.05.2016)
- En güzel ünlüler (09.03.2016)




Öngörülen yazılarım
Fetih 1453 filmi
Târih, bu kadar mı çarpıtılır? 17 milyon TL, neden boşuna israf edildi?
Muhteşem Yüzyıl dizisi
Bu dizide, dönekliğin yobazlığını ve acımazlığını bire-bir görerbiliyoruz. Ayrıca siyaset şakşakçılığında en güzel örnek!

 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.