Bir kadının değeri, bedeniyle mi sınırlıdır?

O tür yaratıklar, yeryüzünün her noktasında vardır! Bedenlerini sergilerler! Sanki, "Ben, bir bedenim!" diye haykırıyorlar! "Bende, beyin aramayın! Ben, kullanılabilecek bir malım!"

Ama demokratik özgürlüklerin kısıtlı olduğu toplumlarda, bu durum, bir o kadar keskindir!

Nasıl ki, eşcinsel erkekler, bireysel özgürlüklerin olmadığı ortamlarda, yakaladıkları ilk özgürlüğü, abartırlarsa...

İşte; aynı toplumlardaki kadınlar da, birazcık özgürleştiler mi; aynen öyle, açılıp-saçılırlar!

Yine aynı kadınlar, hiç utanmaksızın, erkeklerden yakınırlar! Neymiş; erkekler, cinsiyetçiymiş!

Ey görgüsüz yaratıklar! Önce 'insan' olmayı, ikinci etapta da, 'kadın' olmayı öğrenin!

Öylesine giyinirler ki... pardon! Öylesine soyunurlar ki, kendinize sorarsınız: "Kadınlık, bunun neresinde!"

Çünkü karşınızdaki iğrenç yaratık, bir kadın değil, kocaman bir vajinadır! Vajinalarda, 'beyin' aranmaz; 'kadınlık' ise, hiç aranmaz!

Geride bıraktığım elliiki yıl boyunca, bu tür 'vajinalar'dan, hep tiksinmişimdir!

Gelişmiş toplumlardaki varoş kadınları, bedenlerini sergilemeyi severler. Uygar ve bilinçli erkekler de, bu tür yaratıklardan tiksinirlar! Sorun, tam da burda başilıyor! O tür varoş yaratıkları, beğendikleri erkek tarafından reddelirse, o erkekler, hemen 'ibne' damgasını yerler!

O zavallılar, hiç anlayamazlar ki, bir kadın, bir 'vajina' değidir; bir kadın, bir 'beden' değildir!

Ayrıca deneyimli erkekler, çok iyi bilirler ki, bedenini sergileyen kadınlar, hiç bir erkeğe, 'denk' olamazlar! Onlar, kendi 'ucuzluk'larında yoğrulacaklardır! Bedenini sergileyen yaratıklara, 'döşek' denir; onlar, görselliklerini, her şeyden önemli varsayarlar; toplumsal iletişimde ve cinsellikte, özveriyi önemsemezler!

Hiç bir bilinçli erkek, bir 'döşek' ile, iletişim ve gönülbağı kurmak istemez. O tür döşeklere aldanan zavallılar, yaşamın hiç bir alanından, nasîbini alamamıştırlar.

Ya Türkiye'deki kadınlar? Onlar, ikiye ayrılırlar...

Birincisi; bir erkek gördüğünde, sanki o erkek, bir tecâvüzcüymüşcesine, onu dikizlerler!

Ama gerçek düşünceleri: "Sırf, erkeklerin uydurdukları gelenekler ve dayatmalar yüzünden, aşk ve cinsellik gereksinimlerimi karşılayamıtyorum!"

İkinci tür ise, Itır Esen türündeki yaratıklardır!

Ey iğrenç yaratık! Makyajsız görünümünü bilmiyoruz; belki de, Fehmi Amca'nın eşeğinin kıçına benziyorsundur! Bunu, hiç bilemeyeceğiz!

Ya o sıska bedenini sergilemene, ne demeliyiz! Sen,kadın mısın, yoksa vajina mısın!

Bizde, yalnızca 'hanımefendiler'e, 'kadın' denir; bir hanımefendi, kendisini, hiç bir koşulda, bedeniyle sınırlandırmaz!

Aradan, bir-kaç saat geçmemişti ki; meğerse, koca bir vajinadan, farkın yokmuş! Kendini, 'aybaşı'yla sınırlaran bir manyak çıkıvermişsin! Neymiş; 15 Temmu'da, kanamanı öne almışsın; ve doyasıya kanamışsın!

Bu, nasıl bir iğrençliktir!

Ben, kendisini, bedenden ibâret olarak gören yaratıklardan, hep tiksinmişimdir!

Ve sonunda da, sürekli haklı çıktım! Kendisini, bedeniyle eşdeğer gören bir beyin, aslâ 'kadın' olamaz!

Öyle bir yaratığın kafatasının altında, 'beyin' değil, ancak 'fekalyum yığını' olabilir!

Ben, güzellik yarışmalarına karşı değilim. Kendim bile, böyle bir yarışmaya katılmışımdır.

Ama güzellik, bir 'üst kavram'dır. Bilinci güzel olan her insan, güzeldir.

Öyle insanlar vardır ki, tanıştığınız ilk dakikalarda, onları, gerçekten de 'çirkin' algılayabilirsiniz; bu algılamanız, o ânlık moralinizden kaynaklanabilir. Ama aradan, dakîkalar geçtikçe, o insanın, büyüsüne kapılabilirsiniz

Diğer yandan; makyajlı bir yaratıkla tanıştığınzda, kısa süre sonra göreceksiniz ki, o, ne iğranç yaratıkmış öyle; ne kadar da çirkin imiş!

Değerli kadınlar! 'Kadın' olmayı başardığınızda, evrendeki en güzel varlığa dönüşebilirsiniz. Ama kendinizi, bedeninizle eşdeğer plarak, görmeye başladığınızda; ağzınızla, kuş tutsanız; beş para etmezsiniz!

Not 1: Elliiki yıllık ömrümde, sayısız kadını, çıplaklığıyla gördüm; sayısını bilmediğim kadınlarla seviştim. Ama şu Itır Esen'deki kıvrım çirkinliğini, hiç bir kadında görmedim! Bir kadının beden çizgileri, o derece çirkin olunca, o bedeni, hiç bir koşulda sergilememelidir!

Not 2: Lütfen, görsenin üstüne tıklayın ve kendiniz görün. O dizler, ne öyle! O dizleri sergilemeden önce, bâri, bir plastik cerrâhî uzmanına başvursaydı! O kadar çirkin diz mi olurmuş, yâhu!

Not 3: Hele onsekiz yaşındaki bir kızın, öylesine çirkin memeleri olursa, onları sergilemeden önce, iyice düşünmelidir!


Târih: 23.09.2017 | Tıklama: 11 | Bölüm: Bilinçbilim, Toplumbilim ve Toplumsal Evrilim



Bu bölümdeki tüm eklentilerim
- Umudumu yitirmedim! (17.06.2017)
- Büyüğe saygı mı? (28.03.2017)
- Bize, lâyık mıdırlar? (07.04.2017)
- Kadınlar, hâlâ erkeklerin kölesidir! (12.03.2017)
- Karar: Türk ulusu, topluca, us sağlıgını yitirmiştir! (10.02.2017)
- Toplumlararası algılama farklılıkları (08.01.2017)
- Beşiğinin, nerede durduğunu, unutma aslâ!   (25.12.2016)
- Karaca Türkler   (08.11.2016)
- Çapkınlar ve kaltaklar!   (31.10.2016)
- Yalnızca erkekler aldatırmış!   (26.10.2016)
- Başımız sağolsun; asâleti kaybettik!   (27.09.2016)
- Parfüm: En gereksiz buluş!   (17.03.2016)
- Günümüzdeki insanların, güzellik algılamaları   (06.11.2015)
- Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?   (14.08.2013)
- Sözde ahlâksız kavramlara, dahâ ahlâksız karşılıklar!   (31.03.2013)
- Erkeklerin saçları, neden kısadır?   (19.10.2012)
- Evlilik nedir? Düğün nedir?   (28.12.2011)
- Helâaal! Urfa'da, ibneliğe teşvik geliyor!   (05.02.2011)
- "Kız istemek", insanlık suçudur.   (31.12.2009)
- Kimdir o beni eleştiren!   (21.12.2009)
- Ölüleri yakmanın nedeni   (20.10.2009)
- Homoseksüel mi, değil mi?   (01.01.2008)



Öngörülen yazılarım
Ezgin bir kadının ahmakça dayatmaları!
Ezgin kadınların, belirgin erkillliği bilinçsizce yüceltmesi!
Erkekler neden etek giymez?
Etekler, kadınların yaşamını bazı durumlarda kolaylaştırır. Bazılarında da zorluklar doğurur. Peki erkekler neden etek giymez?
Türkiye'de üstün ahlâk!
Ahlâksızlık Türkiye'de neden üstün ahlâk olarak algılanıyor? Yasaların bundaki etkileri nelerdir?
Eş, karı, koca
İçinde bulunduğumuz siyasi durum, insanları yalancı, yalaka ve oportünist olmaya zorluyor. Eskilerde onur abidesi olan kavramlar günümüzde suç olarak görülüyor. Bir erkeğin karısı onun eşi midir? Bir kadının kocası onun eşi midir?
Evrim, evrilim ve evrimleşme
Evrim kuramını kavrayamayan kafaların safsatası: "Evrimcilerin iddiasına göre, insanlar maymunlardan evrimleşmiştir." Görüyorsunuz ki, her insanın beyni yeterince "evrilmemiştir"! İnsanların "maymunlardan" "evrimleştiğini" iddia edenler kesinlikle bir bilinçbilimciye başvurmalı. Zira tek bir evrimci bile böyle deli saçması bir iddiada bulunmadı.
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.