Türk Rezâlet Kurumu!

Türk basını, dil uyarlama açısından canımı çok sıkıyor. Genel anlamda rezil durumdalar! Ama suç onlarda mı? Aslâ!


Târih: 12.08.2013 | Tıklama: 47 | Bölüm: Güzel Türkçe'miz
Türk Rezâlet Kurumu!

Türk basını, dil uyarlama açısından canımı çok sıkıyor. Genel anlamda rezil durumdalar! Ama suç onlarda mı? Aslâ!

Bir kez daha vurgulayayım: Ben, Almanya'da altıncı dereceli ortaokul mezunuyum. Yani zekâ özürlü öğrencilerin gittiği okulun bir derece üstündeyim. Türkiye'de yalnızca ilkokulu tamamladım.

Ne demiştim? Türk basını tam bir rezâlet!

Çünkü Türkiye'de eğitim sistemi, bunu gertirebiliyor.

Eğitimin temeli dildir.

Türkçe'yi kavrayamayanlar, eğitim alamazlar. Oysa Türkçe bilenlerin sıfıra yakın bir bölümünün yeterli dil eğitimi var.

Tüm sorun Türk Rezâlet... Padon... Türk Dil Kurumu'nda.

İsterseniz, adı geçen kurumun ağ bağlantısına bir gözatın.

Bir ilkokul öğrencisi bile daha düzgün dil kullanır; ve daha az yazım yanlışı yapar.

Pardon; hatâlıyım; çünkü bu kurumun öncülüğü ile eğitim alan bir öğrenci, hiçbir zaman dil eğitimi alamaz.

Ben, sıradan ve az eğitimli bir kişi olasrak, hanlışlar yapabilirim. Bu durumda, beni hor görmemelisiniz. Ama ben, resmî bir kamu kurumu değilim. Çoğunluğunuz gibi, sıradan bir insanım.

Ama TDK'da yayınlanan her tümcede kesinlikle bir yazım yanlışı vardır. Türkçe'ye az-çok hâkim iseniz, tıklamanız yeterlidir.

En büyük sorun, eleştiri yasağıdır. Türkiye'de, kamuyu eleştirenler, çeşitli uyduruk suçlamalarla susturuluyoprlar. Bunun için de, tüm alanlarda olduğu gibi, TDK'yı da kimse eleştiremiyor.

Böylece, bu "teşkilât-ı muhterem" (!), halka, dil yerine "dilsizliği" dayatıyor!

Ve tüm eğitim sistemi çökeriyor! Çünkü dilsiz eğitim olmaz.

Örnek vereyim. Ama uyarayım: Bu vereceğim örnekteki kurallar, en erken lise birinci sınıfta öğretilir.

TDK, "tereddüt" sözcğüne, E. İ. Benice'den bir örnek veriyor: "Bir iki saniye tereddütle gözlerinin içine baktım, dudaklarımı büktüm."

Bu tümcenin içinde, tamı-tamına 3 yanlış var!

Tümcenin doğru hâli şöyle olmalı: "Bir-iki saniye tereddütle, gözlerinin içine baktım; dudaklarımı büktüm."

Yani "bir iki" değil "bir-iki" olması lâzım. Ayrıca, "tereddütle" sözcüğünden sonra virgül kullanılır. Dahası, "baktım" sözüğünün ardından virgül değil, noktalı virgül gelir.

Gelecek özrü duyar gibiyim: "Efendim, o, bir alıntı."

Ben de derim ki: Alıntı yaparken, doğru kaynağı değerlendirin!


Târih: 12.08.2013 | Tıklama: 47 | Bölüm: Güzel Türkçe'miz



Bu bölümdeki tüm yazıılarım
- Saçma-sapan kavramlar! (14.11.2017)
- Noktalı virgülün, kullanım alanları (26.10.2017)
- 'Hiç' mi, yoksa 'hiç' mi? Yoksa 'hiç' mi? (08.06.2017)
- Ad eşliğinde eylemler (01.05.2017)
- Kâfiyesiz şiîr mi olurmuş? (18.04.2017)
- Sayısal ile ölçeksel vurgulamalarda ve kanımsamalarda, kısa çizgi (02.01.2017)
- 'Kadın doğum' nedir? (17.11.2016 )
- TDK memurları, iyice zıvanadan çıkmış! (15.11.2016)
- Yumuşatılmayan sert sessizler (03.05.2016)
- Þiirlerimizdeki anlamsızlıklar (01.10.2015)
- Kısa çizgi kullanımından örnekler (17.02.2015)
Yazım kurallarının önemi (23.08.2013)
Türk Rezâlet Kurumu! (12.08.2013)
Bağlaçtan önce noktalı virgül ya da nokta (26.05.2013)
Apalca deyimler ve atasözleri (16.04.2013)
Yutulmuş "H" harfleri! (11.03.2013)

 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın, kalitesini yükseltir.