'Hiç' mi, yoksa 'hiç' mi? Yoksa 'hiç' mi?

Kimileriniz, 'kesin yokluk' anlamına gelecek olan 'hiç bir' yerine, 'hiçbir' yazıyor. Bunun, yanlış olduğunu, özellikle vurgulamak isterim. Ama konumuz, bu değil.

Konumuz, 'hiç' sözcüğünün, kullanım alanlarıdır.

Bu 'hiç' sözcüğü, çoğumuzun bilinçaltına 'yokluk' ya da 'kesin yokluk' biçiminde yerleşmiştir. Birilerine, anlamını sorsanız, tam da bu yönde tanımlama yapacaktır.

Oysa güzel Türkçe'mizde, 'hiç' sözcüğü, çeşitli anlamlarda kullanılır. Bu kullanım alanlarını, günlük yaşamında, herkes uygular. Ama kendilerine, doğrudan sorduğunuzda, çok kısa ve kesin bir yanıt alacaksınızdır.

Bakın: "'Hiç' de öyle değil!" (Aziz Nesin)

Burada, 'kesin yokluk' gözlemliyoruz.

Bir de: "Bay Tankut? Bu ırmağın pınarına, 'hiç' gittiniz mi?" (Gizem G.)

Burada sözkonusu olan, 'yokluk' değil, 'sorgulama'madır; kesin sonuç yok; 'acabâ' anlamında kullanılmış.

Çok tanıdığınız bir tekerleme var: "Bir berber, bir berbere demiş ki: 'Bre berber! Gel; bir berber dükkânı açalım.' Hiç bir berber, bir berbere der mi ki: 'Bre berber! Gel; bir berber dükkânı açalım.'"

Oradaki yazım yanlışını, farkettiniz mi? Bir dahâ okuyun.

Siz, alışkanlıklar üzerine yazı dili uyguladığınız için, oradaki yazım yanlışını farketmemişsinizdir.

O tekerlemeyi, bir de şöyle yazalım: "Bir berber, bir berbere demiş ki: 'Bre berber! Gel; bir berber dükkânı açalım.' Oysa, bir berber, bir berbere der mi ki: 'Bre berber! Gel; bir berber dükkânı açalım.'"

Neymiş? Buradaki 'hiç' sözcüğü, 'oysa' (hâlbuki*) anlamına geliyormuş.

Yâni o tekerlemedeki 'hiç' sözcüğünün ardından, virgül gelir. "(...) Hiç, bir berber, bir berbere der mi ki (...)"

İsterseniz, bana yönelik bir tümce kuralım: "'Hiç' bir berbere, saçımı kesme yetkisi vermem!"

Buradaki 'hiç' sözcüğü, bir 'kesin yokluk' ya da 'kesin red'dir; tekerlemedeki 'hiç' söcüğü ile, en ufak ortak payı yoktur.

Burası da var: "'Hiç' olur mu öyle şey!"

Burada ise, 'kesin red'detmeyle birlikte, 'ama' vurgulanıyor.

Yeniden:

hiç: 'Kesin yokluk' ve 'kesin reddetme' gösterir.

hiç: Sorgulamalarda kullanılır; 'acabâ' ve benzeri anlamlar taşır.

hiç: 'Oysa' ve kimi kez de, 'ancak' anlamında kullanılır; ve çoğunlukla ardından, virgül gelir. Kimi kez de, 'ama' anlamında kullanılır.


* hâlbuki: Osmalıca'da, ilk dönemlerde, hukûk dilinde kullanılan 'hâl bu ki' kavramının, süreler içindeki evrilimidir.


Târih: 08.06.2017 | Tıklama: 108 | Bölüm: Güzel Türkçe'miz



Bu bölümde, tüm yazılarım
- Saçma-sapan kavramlar! (14.11.2017)
- Noktalı virgülün, kullanım alanları (26.10.2017)
- 'Hiç' mi, yoksa 'hiç' mi? Yoksa 'hiç' mi? (08.06.2017)
- Ad eşliğinde eylemler (01.05.2017)
- Kâfiyesiz şiîr mi olurmuş? (18.04.2017)
- Sayısal ile ölçeksel vurgulamalarda ve kanımsamalarda, kısa çizgi (02.01.2017)
- 'Kadın doğum' nedir? (17.11.2016 )
- TDK memurları, iyice zıvanadan çıkmış! (15.11.2016)
- Yumuşatılmayan sert sessizler (03.05.2016)
- Şiirlerimizdeki anlamsızlıklar (01.10.2015)
- Kısa çizgi kullanımından örnekler (17.02.2015)
Yazım kurallarının önemi (23.08.2013)
Türk Rezâlet Kurumu! (12.08.2013)
Bağlaçtan önce noktalı virgül ya da nokta (26.05.2013)
Apalca deyimler ve atasözleri (16.04.2013)
Yutulmuş "H" harfleri! (11.03.2013)



Öngörülen kimi yazılarım
Saçma-sapan kavramlar!
Güncel ve günlük dilimizde, o kadar yersiz ve saçma kavramlar kullanıyoruz ki, üzerine düşünce, delirmemek, elde değil!
 
 
2005 © Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın, tüm hakları saklıdır.   |   Bu ağbağ, www.alazli.org olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif   |   Ağbağ Yönelgesi
Güldürü  |  Ağ bağlantıları  |  Sözlüğüm
Düşmanlarımın çoğulluğu, nâdir dostluklarımın, kalitesini yükseltir.