Diğer Bağlantılarım
Alazlı Nerede?
Mulâ
Beni, dahâ yakından tanıyabilmeniz için, köyümün ağbağına bir gözatın.
Sözlüğüm
Güncel Türkçe Sözlüğüm
Toplumsal Evrilim
Çocuklarınızdan, özür dilediniz mi?
Dîn ve Vicdân
Hiç bir putperest, putperest olduğunu düşünemez!
KTM Sözgülerim
My Turkish Songs
Mulâca Koşuklarım
Son Oniki Koşuğum
Adam olmaz bu ulus! Ata'nın öğütü
Üzerime
 
Korona serüvenim!
Birinci uyarım:  Bu yazımda, bir tedâvi yöntemi aramayın. Bu yazı, yalnızca kişisel dene- yimlerime dayanıyor. Gerçek bir tedâvi için, yalnızca hekiminizin hizmetinden yararlanın.
İkinci uyarım:  Bu yazıyı okumanız için; en azından, IQ 90 ve üzerinde olmanız gerekiyor; ya da, iyi bir fakülteyi bitirmiş olmanız gerekiyor. Aksi taktirde; belleğiniz, allak-bullak olur! Büyük bir karmaşaya girebilirsiniz! Her şeyi, bütünüyle yanlış anlayabilirsiniz!

Önbilgi:  "Son süreç" akciğer hastasıyım. Bunun içindir ki; çoğu kez, öncelikli hastalığımdan mı, yoksa koronadan mı güçlük çektiğimi kestirmekte, çekincelerim olmuştu.

Öncelikle, bilmenizi isterim ki; kovid virüsünün yayıldığı ilk dönemlerde, bu lânete yakalanan ilk kişilerden biriydim. Hem de bu lânete; bugüne kadar, üç kez ardı-ardına yakalandım! Ama bir tıbbî tedâviye de başvurmadım. Bu yazıyı hazırladığım süreçte, üçüncü kez kovid kurbânıyım.

Şu ân, üçüncü bulaşımın son evresindeyim.

İlginç bir deneyim: 08 mayıs 2021 târihinde, markete giderken; trafik lambalarına yetişebilmek için; bütünüyle dört kez koştum. Hem akciğer hastalığımdan, hem de kovidden; izler yoktu. Kısa süre önceside; yarım saatte kathedebildfiğim yolda, koşmama karşın; bir kez bile, dinlenmek amacıyla durmadım.

Aranızdaki zekî insânları gülümsetecek olan; ancak aptalları da, afalatacak olan bir konuya da değineceğim. Geçtiğimiz günlerde, bir video izlemiştim. Herifin birisi, alaylı biçimde; şuna benzer bir söylemde bulunmuştu:  "Özbekistan'da mı, nerde; kovide karşı önlem almak için; alkol içiyorlarmış!"  Ve o bağnaz yaratık; kâhkahâlar eşliğinde gülüyordu!

İlk bulaş deneyimime geçeyim.

2019 aralığının son günlerinde başlayan, korkunç bir dönem geçirmiştim! Göğüs ağrısı, kas ağrısı, ıslak burun delikleri, bilindik solunum sorunlarım; derken...

Ben, hâlâ; doğal süreçteki akciğer hastalığımla boğuştuğumu sanıyordum!

Hele göğüs ağrılarım, öylesine sert idi ki; birazcık bile öksürebilmek için; yüzüstü yatmam gerekiyordu. Bedenimin ağırlığını, göğsüme yüklediğimde; ağrılar, azalır gibi oluyordu. Birazcık da olsa; öksürmeyi başarabiliyordum.

Ama o çeşitli sıkıntılarımın yanında; en güdümlüsü olanı, soluyabilme çetinliğimdi! Pek-çok kez, dört dakikaya kadar uzanan, hiç soluyamama sorunu yaşamıştım!

Sıklıkla düşündüm: "Artık, sonum geldi; kurtuluyorum bu işkenceden!" Ama her keresinde, yanılmışım! Çekecek, çok dahâ çilem varmış!

En büyük sorunum ise; evden çıkamamak oldu! Üçyüz metre uzaktaki markete, yarım saatte varabiliyodum. Alış-verişin ardından, eve dönüşüm; yaklaşık bir saat sürüyordu! Yalnızca üçyüz metrelik yol!

Tüm bu korkunçlukları, dahâ sonraki bullarda da yaşadım!

2020 yılının ocak ayında, bir fikir doğdu içime. Yıllar öncesinden kalan bir alışkanlığımı anımsadım: D3 vitamini alacaktım; bu eksikliğim vardı! Ayrıca; çeşitli ağrılarıma karşı da, ASS hapları (ağrıkesici) alacaktım.

Bedenimde kalan son enerjiye yüklendim; ve büyük güçlükle, marketin yolunu tuttum. Marketin bitişiğindeki eczâneden; bir büyük kutu ASS 100, bir büyük kutu ASS 500 ve bir büyük kutu D3 vitamini aldım. Alış-verişimi de yapıp; ızdıraplar eşliğinde, eve geldim.

Hemen bir ASS 100 hapı ve bir de, D3 vitamini hapı aldım. Ertesi gün, ASS 100 hapının, yetersiz olduğunu farkettim. Artık hem sabâhları, hem de akşamları; bir ASS 500 hapının üçte birini aldım. O günden sonra da her sabâh, birer D3 vitamini hapı aldım.

D3 vitamini almamın öncelikli nedeni; bu vitamini içeren besin ürünlerinden, tiksinmemdir. Yâni yalın süt ve su ürünlerinden, tiksiniyorum! Her türlü su ürününden, tiksinirim! Ayrıca, ağırlıklı olarak; hastalıklarımdan ötürü, pekçe Güneş ışınlarından yararlanamıyorum.

Bu saydıklarım, yararlandığım üç maddeden ikisidir.

Son birbuçuk yıl içinde; Türkiye'de tüketilen en yaygın ürün, hangisidir? Evet; kolonya!

Neden kolonya? Çünkü kolonyadaki "metilalkol", her türden virüsü ve zararlı bakteriyi öldürür! (Yararlı bakteriler, başka bir konunun içeriğidir.)

"Etilalkol" de, aynıdır; hiç bir virüs türü, etilakole karşı, bağışıklık kazanamaz! Etilalkol ve metilalkol, tüm virüslerin acımasız kâtildirler!

2011 yılında, hukusuzluklara ve siyâsî saldırılara dayanamadım! En azından, akşamları uykuya dalabilmek için; belirgince yorulmam gerekiyordu. Uyku ilaçlarından, yararlanmak istemedim. O dönemde, alkol tüketimi doğdu içime. Öyle de yaptım!

Artık uykuya dalabiliyordum. Çok uzun uyuyamıyordum; ancak tümüyle uykusuzluktan, çok dahâ iyiydi.

Önceleri, her akşam bir kadeh aldım. Dahâ sonraları, biraz dahâ çıtayı yükselttim. Ama bir noktada kendime, bir sınır koydum. Yaklaşık sekiz yıldan beri; bir büyük burgu (votka-portakal) ve bir çifte duble bahârât likörü tüketiyorum.

İlk kadehimden yaklaşık bir yıl sonra, ilginç bir tespitle karşılaşmıştım; ağılıklı olarak alkolün etkisiyle, akciğerlerimi boşaltıyordum. Bu durumu, kusmak gibi algılayın. Ama buradaki kusmuk; yemekborusu yoluyla dışaçıkan kütleler değildi. Solukborusu yoluyla, akciğerlerdeki yabancı kütleleri, dışarıya çıkıyordum! Tiksinç bir görüntü, ancak...

Sürekli kötüye gitmesi gereken akciğer hastalığım; artık durağanlaşmıştı; çünkü akciğerlerdeki dolguları, boşaltıyordum. Durağanlaşmayla da kalmadı; iyileşme belirileri bile gösteriyordu.

Günlük (yalnızca akşamları) tükettiğim yalın alkol oranı, yaklaşık birbuçuk incebelli çaybardağı düzeyindedir. Bu oranı, hiç aşmadım; aşmayacağım da!

(İstatistiksel olarak; elli yaşımda ölmem gerekiyordu. Şu ânki yaşım, ellialtı.)

(Ara uyarı:  Gençler! Çocuklar! Sakın, ha! Sakın ola ki; tütün tüketimi diye bir zehre kapılmayın! Çevrenizde, sizinle aynı yaşta olup da; tütün tüketenler varsa; onları uyarın. Hâlâ sigara içmekte direniyorlarsa; onlardan uzaklaşın! Onları yalnızlaştırın! Ama bu tutumunuzu, yalnızca çocuklarda ve ergenlerde uygulayın.)

İlk bulaş sürecim, aralık ayının sonu ile, mart ayının sonuna kadar sürdü; yaklaşık dört ay. Bu süreboyunca, bir şeyler deneyimledim ve öğrendim.

O süreçte; akşamın yedisini, iple çekiyordum; büyük sabırsızlıkla bekliyordum! Çünkü saat yedide, ilâçlarımı alıyordum. İlâçlarımın, etki göstermeye başladığı bir-kaç dakîka içerisinde, kadehlerimi hazırlıyordum.

Her iki kadehten de, ikişer-üçer yudum çektiğimde; artık düzgün solumaya başlıyordum. Sonunda, işkecesizce soluyabiliyordun! Elvedâ işkence! Bu evrendeki en kutsal unsur, düzgün soluyabilmek olmalı!

En geç beşinci yudumdan sonra, özlemini sezindiğim o yüce (!) işleme geçiyordum; sigaramı yakıp; büyük bir keyifle, deriiin bir furt çekiyordum!

Sanırsınız ki; hiç de spon süreç akciğer hastası değilmi,şim! O furtları, öyle derin ve öyle keyifle çekiyordum ki; dünyâlar benim oluyordu!

Peki; ne oluyordu da; alkolü alınca, düzgün soluyabiliyordum?

Bir: Bütün bedende olduğu gibi; akciğerlerimdeki damar ve sinirlerdeki tıkanıklıklar temizleniyordu. Çünkü alkol, birinci dereceli hijyen maddesidir. Bu temizliği, en belirgin biçimde; akciğerlerimde seziniyorum.

İki:  İçtiğim her yudumla birlikte; milyarlarca kovid virüsü geberiyordu!

Her akşamda, bedenimdeki virüslerin yarısı, eşşek uçmağına gidiyordu! Aynı virüsler, bir sonraki akşama kadar elbet de yine çoğalıyordu. Ancak alkol, bedenden hemen yokolmadığı için; yaklaşık on saat boyunca, bu katliâm sürüyordu!

Bir sonraki akşama kadar, yeni türeyen virüslerin kalabalıklığı; bir önceki akşamın düzeyine yükselemiyordu!

Bir sonraki akşam da, yine alkol keyfi çektiğimde; virüs katliâmı sürüyordu!

Bu süreci, haftalarca sürdürünce de; bedendeki son hâin virüs de; eşşek uçmağı ile tanışıyordu!

İlk bulaşı, böyle atlatmış oldum. Dahâ sonraki iki bulaşta ise; artık deneyimli olduğum için; önlemlerimi aldım. Ve her ikisini de; çok dahâ çabuk atlattım.

Ama içinizde bulunsun; alkol, yalnızca bir etkendir. Bunun yanında; aldığım solunum ilâçlarım, D3 vitamini ve ağrıkesici de; katkı sağlamış oldular. O etkenlerden birinden vazgeçersem; aynı sonuca ulaşabilir miyim? Öylesine bir soru!

Yineliyorum; siz, siz olun; sakın ola ki; alkol tüketimini abartmayın. Ama alkolsüz de kalmayın.

Uzun, sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.




Tarih: 10.05.2021 | Tıklama: {views} | Bölüm: Sağlığım
Content Management Powered by CuteNews

 
 
2005'ten beri  ©  Erol Sürül | erol-surul(at)alazli(dot)net
Ağbağımın tüm hakları, bende saklıdır.     |     Bu ağbağ, www.alazli.net olanaklarıyyla sağlanmıştır.
Impressum | Copyright | Telif      |     Güldürü      |     Ağ bağlantıları      |     Sözlüğüm
Düşmanlarımın çokluğu, ender dostluklarımın kalitesini yükseltir.
Bir ülkedeki terör, kırk yıldır sonlandırılamamışsa; o ülkeyi yönetenler, o örgüttendir!